Müminler İçin Kulluk Vakti

* Okan Kadir Yılmaz (Abdulkadir Yılmaz)


Şehr-i Ramazan…

İnsanlara doğru yolu gösteren ve açık ayetleri ile hak ile bâtılın arasını ayıran Kur’an-ı Azîm’in indirildiği mübarek zaman!

Ramazan’ın sadece bir vakit olmadığını müminler bilirler.


Ramazan müminler için Kur’ân vaktidir.


Her Müslüman bu vakti mukaddes kitabı Kur’ân-ı Kerim’i hatim etmek için bir fırsat olarak görür.

Müminler, vakit namazlarından önce camilerimizde mukabele halkaları oluşturur, huşu ve huzû içerisinde okunan Allah kelamı ile gönül paslarını giderirler.

Bu, her yıl Cebrâil (a.s.) ile Kurân-ı Kerim’i mukabele eden, sene-i vefatında ise iki kez mukabele eden Peygamberimizin sünneti ve yâdigarıdır. (Buhari)


Ramazan müminler için oruç vaktidir.


O oruç ki, Rabbimiz bir kudsi hadiste: “Oruç bana aittir; onun mükâfatını bizzat ben vereceğim” demiştir. (Buhari)

Her gecesinde müminler, Hz. Peygamberin tavsiyesine uyarak sahur yaparlar; sahurun bereketinden nasibdâr olurlar.

Ardından, gün boyunca nefislerini yeme-içme ve cinsel münasebet şehvetlerinden uzak tutarak “şüphesiz nefsini tezkiye eden felaha ermiştir” (Şems, 9) kavlinin sırrına mazhar olma yolunda ilerlerler.

Akşam olduğunda ise bir an evvel yaptıkları iftarla hayırlı kimseler içerisindeki yerlerini almışlardır. (Buhari) Oruçlarını açtıkları esnada yaptıkları dua Hz. Peygamberin (s.a.v.) ifadesiyle “geri çevrilmeyecek bir dua”dır. (İbni Mace)

Oruçlu geçirdikleri gün, başlangıcından sonuna kadar, hayırla başlayan ve hayırla neticelenen bir gündür.


Ramazan müminler için kıyam vaktidir.


İnanarak ve ecrini Allah’tan (c.c.) umarak Ramazan’ı, akşamlarında teravih kılarak, gecelerinde kıyam ederek ihya eden müminlere, geçmiş günahlarının affedileceği vaat edilmiştir. (Buhari)

Erkek, kadın; çoluk çocuk demeden mescitleri dolduran müminlerin elde ettiği, yalnızca kılınan rekâtların ecri değildir. Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v.) teravihi ve vitri imamla birlikte kıldıktan sonra mescitten ayrılan müminlere, gecenin geri kalanını namazla geçirmiş gibi ecir yazılacağını bildirmiştir. (Ebu Dâvut)


Ramazan müminler için infak vaktidir.


Her ne kadar zekâtın verilme zamanı kişiden kişiye değişiyor olsa da, Ramazan ayı, sahabe-i kiramdan bu yana müminler için “zekât ayı” anlamına gelmiştir. (Muvatta)

Müminler namazla, oruçla bedeni mükellefiyetlerini yerine getirip günahlarından arınırken, zekât vererek de mallarını kirden, gönüllerini dünyalıktan arındırırlar.

Ramazan boyunca bir değil, en az iki kere, mallarından yoksulun hakkını ayırırlar. Nitekim mallarının zekâtının yanında, başlarının zekâtı olarak da anılan fitrelerini, bayram namazından önce yoksullara dağıtarak, bayram gününde onları muhtaç bırakmazlar.


Ramazan müminler için itikâf vaktidir.


Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v.) Ramazan’ın son on gününü mescitte itikaflı olarak geçirirdi. (Buhari)

Allah’a külliyen yönelme, dünya ve dünyalıklarla bütün ilişkiyi kesip nefsini yalnızca ona ibadete adamak anlamına gelen bu mühim ibadet ne yazık ki günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur.

Her şeye rağmen, Hz. Peygamberin bu müekked sünnetini yerine getiren Müslümanlar var. Bunlar bir yandan, kendisinden Kur’ân-ı Kerimde de bahsedilmiş olan bu sünnet-i kifaye ibadeti yerine getirirken, diğer yandan da sair Müslümanları sorumluluktan kurtarmış olmaktadırlar.

Ramazan bunlar dışında şeytanların bağlandığı, cennet kapılarının ilk gününden son gününe kadar açık kaldığı, cehennem kapılarının sıkı sıkıya kapandığı mağfiret vaktidir.

Hayrı dileyenin muradına nail olduğu dua vaktidir.

Ramazan, Müminler için kulluk vaktidir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir