Kalbin Orucu: İtikâf

* İrfan Aykaç

Hayatımızdaki olaylar, öncesindeki hazırlıklara göre anlam kazanır. Bu aşama ne denli uzun olursa, o ölçüde derin izler bırakır.

İtikâf da, insanı Allah’la buluşturduğu için öncesinde nefsi bir terbiye gerektirir. Oruçla dengeye giren vücut, ahlaken de kendini Mevla’ya hazırlar.

Yirmi gün boyunca mideyi, gözü, kulağı haramdan koruyan müminler son on günü ise kalpleriyle oruç tutarlar.

Peygamber Efendimiz Ramazan’ın farz kılınmasından ömrünün sonuna kadar son on günü itikâfla geçirmiş, bunu ümmetine tavsiye etmiştir. Nitekim Hazreti Âîşe şöyle buyurur: “Peygamber Efendimiz, Ramazan’ın son on gününde itikâf yaparlardı. Bu durum vefat zamanına kadar bu şekilde devam etmiştir. Daha sonra Peygamber Efendimiz’in zevceleri itikâfı sürdürmüşlerdir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned İtikâf; Müslim İtikâf; Ebû Davut, Ramazan)


İtikâfın Çeşitleri


1-) Vacip itikâf: Adak olan itikâftır. Bu, en az bir gün olur ve gündüz oruçla geçirilir. Hz. Ömer, Resulullah Efendimiz’e “Cahiliye devrinde Mescid-i Haram’da bir gece itikâfta bulunmayı adamıştım; ne yapayım?” diye sormuş Resulullah Efendimiz de “Adağını yerine getir” buyurmuştur. (Buhârî, İtikâf )

2-) Sünnet itikâf: Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmektir. Sünnet-i kifâye olduğu için, bir yerleşim merkezinde bulunan Müslümanlardan birisi bu sünneti yerine getirirse, diğerleri üzerinden bu görev düşer.

3-) Müstehab (mendub) itikâf: Bu ikisinin dışında itikâfa girmek müstehabdır. Bunun belirli bir vakti yoktur. Hatta mescide giren kimse çıkıncaya kadar itikâfa niyet ederse orada kaldığı sürece itikâfta sayılır. Bu itikâfta oruç şart değildir.


İtikâfın Şartları


1-) Niyet: Nezredilen itikâfta niyetin ayrıca dil ile ifade edilmesi gerekir.

2-) Mescid: Erkeğin itikâfı, cemaatle beş vakit namaz kılınan bir mescidde olmalıdır. İtikâfın en faziletlisi Mescid-i Haram’da, sonra Mescid-i Nebevî’de ve sonra da Mescid-i Aksa’da olandır.

Kadınlar camide itikâfa girmez. Evde namaz için kullandığı bir odada itikâfa girebilir. Yemek yapmak, temizlik gibi ev işlerinin hiçbiri yapılmaz. Sadece ibadetle uğraşılır. Abdest gibi zaruri işleri yapmanın mahzuru yoktur.

Kadının itikâfa girebilmesi için kocasının izni olması şarttır.

3-) Oruç: Daha önce de belirttiğimiz gibi vacip olan itikâf için oruç şarttır. Sünnet itikâf, Ramazan ayında olduğu için zaten oruçlu olma şartı yerine gelir.

4-) Temizlik: Kadınların hayız ve nifastan temiz olmaları gerekir. Cünüplük oruca mani olmadığı gibi, itikâfı da bozmaz. İtikâfa giren cami içinde iken ihtilâm olursa, dışarı çıkarak gusül abdesti alır ve yeniden itikâfa devam eder.

İtikâfta erginlik çağına gelmiş olmak şart değildir. Bu nedenle mümeyyiz bir çocuğun itikâfı da geçerlidir.

İtikâf günlerinde Kur’an, hadis, Allah’ı zikir ve ibadetle meşgul olmak ve temiz elbise giyip güzel kokular sürünmek itikâfın adabındandır.

İtikâfta olan kimsenin yemesi, içmesi, uyuması ve ihtiyacı olan şeyleri satın almasında bir sakınca yoktur.

İtikâf; kişinin kendisini hesaba çekip, af ve mağfiret dileyip sonucunu beklediği bir mahaldir. Bütün dünya zevklerinden yüz çevirip Allah Teâlâ’ya yönelmesidir.

Yârin kapısında geceleyen âşıklar gibi, Allah’a yalvarıp diz çöken kulların bütün engelleri kaldırıp matluba ulaştıkları makamdır. Peygamber Efendimiz mütekifler için şöyle buyuruyor: “İtikâfta olan, günahlardan uzaklaşır, her iyiliği işlemiş gibi sevaba kavuşur”. (İbni Mace)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir