İlahiyat Öğrencileri Tefsir Derslerini Yorumluyor

Tefsir, Yüce Allah’ın ayetlerdeki muradının ne olduğu veya neler olabileceği konusunda bizlere kapı aralayan engin ve zengin bir ilimdir. Kur’an’ı daha iyi anlamak için çaba sarf etmek isteyenlerin bu ilimden müstağni kalmaları bahse mevzu değildir. Biz, bu çalışmamızda hem ilahiyat fakültesinde hem de medrese geleneğini devam ettiren eğitim kurumlarında tefsir derslerine girerek az da olsa bu ilimle iştigal etmeye çalışmış öğrenci arkadaşlarla hasbihâl ettik ve onlardan -tefsir dersi özelinde- fakülte ile medrese arasında bir mukayese yapmalarını istedik. Fakat bu mukayese, birinin diğeri üzerindeki üstünlüğünü göstermeye çalışan bir propaganda değil, aksine her iki tarafın kendi bünyesindeki artı ve eksileri göz önüne sermeyi amaçlayan bir çalışmadır. Şimdi, hem ilahiyat fakültesinde hem de özel kurumlarda medrese geleneğine uygun tefsir dersi alan öğrencilerin sözünü ettiğimiz mukayeseleriyle sizleri baş başa bırakıyorum.   

Muhammed Emin Ergüler * İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / Daru’l-İlim İslamî İlimler Merkezi

İlahiyat fakülteleri ile medrese geleneğini sürdüren kurumlar arasındaki en bariz farklardan biri, bir dersin öncelikli olarak hangi açılardan okunduğudur. Tefsir dersi ilahiyat fakültelerinde tarih ve usul olarak okutulmaktadır. Daha sonraki senelerde tefsir metinlerine geçilmekte ve hocalarına göre de muhtelif mevzular ele alınmaktadır. Okumakta olduğum İstanbul İlahiyat Fakültesinde Mahmut Ay hoca ile “Kur’an Kıssalarını Siret Bağlamında Okumak” ve Şevket Kotan hoca ile de “Tarihselcilik” meselesi buna örnek olarak verilebilir. Medreselerde ise öncelikli olarak tefsir metinleri işlenmektedir. Daha sonra tarih ve usule dair eserler okutulmaktadır. Bu konu dışında, tefsir alanına dair ilahiyat fakülteleri ile medreseler arasında pek bir fark göremedim. Çünkü hem medreselerde hem de ilahiyat fakültelerinde aşağı yukarı aynı metinler kademe kademe okutulmaktadır: Celaleyn, Nesefi, İbni Kesir, Keşşaf…


Ahmet Sağlam * Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Fakültede tefsir dersi hoca merkezlidir. Metnin açıklanması hoca tarafından yapılmaktadır. Buna karşılık olarak medresede tefsir dersi öğrenci merkezli olmakta ve metnin gerek tercümesi gerek ilgili açıklamaları öğrenciler tarafından yapılmaktadır. Şunu belirtmek gerekir ki, medresede daha iyi anlaşılan şey metin olurken fakültede bu durum metnin manasından yana olmaktadır. Bunun temel sebebi olarak da fakültedeki zaman genişliğinin medresede olmamasıdır.


Burak Talha Ögüç * İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / İSAR- İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı

İnsanlık vahye muhatap olması açısından diğer canlı türlerinden farklı bir konumda yer alır. Onun bu özelliğinin tabi bir sonucu olarak insanlar ilahi vahyi anlamak, anlamlandırmak ve hayatına tatbik etmekte çeşitli ameliyeler içinde olmuştur.

Tefsir ilmi de bu ameliyenin İslami ilimler içinde yerini almış bir disiplin olarak karşımıza çıkar. Peygamber efendimizden bugüne kadar bu disiplin, verili malzemeleri işlemek suretiyle ilahi vahyi doğru anlama temeli üzerine bina edilmiştir. Bunu yaparken ele alınan metotlar her asırda değişime uğrasa da bütün olarak bakıldığında en büyük kırılmalardan birisi medrese ve ilahiyat disiplinlerinin bu ilmi ele alış biçimlerindeki farklılık olmuştur.

Medrese geleneğinde ilahi vahyi anlamak hedeflenen en temel amaç olduğu için bu ilim sonda yer alır ve onu anlamak için alet ilimlerinin yanı sıra birtakım âli ilimlerinde öğrenilmesi gerekir. Bunun yanında ilahiyatın tefsire bakışı biraz daha eleştirel penceredendir. Bu iki yapının tefsire bakışında spesifik manada birçok farklılığın olmasının temel sebebi ise ilahiyat ve medresenin tefsir ilmini konumlandırması ile alakalıdır. Sonuç olarak, iki eğitim kurumu bu ilme büyük önem atfeder ancak onu ele alış üslupları zamana ve zemine göre değişiklik göstermektedir.


Ömer Malik Dikçe * İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / Safa Vakfı

Tefsir derslerini hem fakülte hem de medrese usulünde okuyoruz. Bu iki çeşit okumanın arasında bir yönüyle bir birini tamamlayıcı bir ilişki bulunmaktadır. Okulda daha çok tefsir tarihi ve usulü okunuyor. Bununla birlikte klasik metin okumaları da yapılmakta fakat özellikle hocaların her dönem değişmesi ve her birinin kendine has bir üslupla dersi işlemesinden kaynaklı eksiklikler meydana gelmektedir. Bunun yanında medrese usulü ile okuduğumuz tefsirler biraz daha uzun soluklu bir şekilde ve tefsir kitabını sadece tanımaya değil aynı zamanda kitabın kendine has üslubuna alıştırmaya yönelik bir okuma ile okunmaktadır.


Muhammed Masum Sanır * İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / Safa Vakfı

İlahiyat Fakültesinde Tefsir Dersinin Olumlu Yönleri: 1. Başlangıcı, Kur’an ve tefsir tarihi ile ilgili konulardan teknik bilgilere kadar birçok farklı meselelere yer vererek yapma. 2. Ayet üzerinden konu bazlı eğitim: Ayetlerin manasını anlatıp geçmek yerine konuyla alakalı olmak kaydıyla ek bilgiler serdetme. 3. Sürekli bir tefsir okuması yerine sure/konu/dönem bazlı tefsir okuması yapma.

İlahiyat Fakültesinde Tefsir Dersinin Olumsuz Yönleri: 1. Kadın/Erkek birlikte ders işleniminden ötürü kadınlara veyahut erkeklere özel durumların geçtiği/bahsedildiği ayetler üzerinde daha az vakit harcama. 2. Okunan tefsir yanında (varsa) şerhi, haşiyesi ile ilgili pek eğilimin olmaması.

Medresede Okunan Tefsir Dersinin Olumlu Yönleri: 1. Kadınlara ayrı erkeklere ayrı derslerin işlenmesinden ötürü özel mevzulara da normal konular gibi zaman ayırma. 2. Bir Tefsir kitabını baştan sona okuma veya Kur’an’ı farklı tefsir kitaplarıyla baştan sona okuma. 3. Tefsirin yan haşiyesi/şerhi ile daha fazla ilgilenme, derslerde evvel emirde onlardan faydalanma.

Medresede Tefsir Dersinin Olumsuz Yönleri: 1. Tefsir tarihi ile ilgili pek bilgi verilmeyip veya bir kitap okunmayıp; usulü ile ilgili olan eseri de genellikle tefsir kitabı bittikten sonra okuma. 2. Salt kitap metni üzerinden gidilmesinden ötürü makale/tez vb. ek kaynaklardan gerektiği kadar faydalanmama.


Mustafa Kaba * İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / İFAM – İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi

Medresede okuduğumuz kitapların klasik kaynaklardan olması, ilahiyatta okuduğumuz Türkçe kitaplardan çok daha fazla katkı sağlamaktadır. Bu elbette ki ilahiyat fakültelerinde klasik kaynak okutulmadığı anlamına gelmemektedir. Fakat medresede bunun yoğun ve periyodik aralıklarla olması bir ilahiyat öğrencisinin “Olmazsa olmazına” ciddi derecede yatırım yapmaktadır. Bunun yanında ilahiyat fakültesinde ilgili dersle alakalı güncel mevzular ve problemler üzerinde durulup gerekli makaleler ve kitaplar takip edildiğinden dolayı ilahiyatın, medreseye oranla öğrenciye katkısının az olduğunu söylemek doğru bir tavır olmayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir