Süleymaniye Kütüphanesi (2)

Resim 1
Resim 1

Süleymaniye Külliyesi 1557’de hizmete açıldığında kütüphane için bir bina tahsis edilmiş değildi. Vakfiyeden de anlaşıldığı üzere medreseler için kitap tedarik edildiğinde bilirkişi tarafından hâfız’ı-kütüb ve kâtib’i-kütüb tayin edilmesi ve vazifelerinin tebyin edilmesi isteniyordu. Daha sonraları buraya saray kütüphanesinden bazı kitapların gönderildiği belirtilmektedir. Zamanla cami içinde biriken ve giderek çoğalan kitaplar I. Mahmud devrinde Sadrazam Köse Mustafa Bâhir Paşa zamanında 1165’te (1751-52) cami içerisinde sağ taraf revak altı demir parmaklıklarla çevrilerek oluşturulan yere konmuştur. (Diyanet İslam Ansiklopedisi. C.38, S.121) (Bkz. Resim: 1) Daha sonra bu kitaplar geçen sayıda anlattığımız gibi 1918 yılında şuan Süleymaniye Kütüphanesi olarak kullandığımız yere nakledilmiştir.

Kitapların Sıralanışı

Süleymaniye Koleksiyonunda 1075 cilt (demirbaş) kitap bulunmaktadır. Bunların kahır ekseriyeti Arapça olup, bazıları Türkçe ve Farsça dillerinde yazılmıştır. Eski kütüphanelerimizde kitapların sıralanışı ilk önce Mushaf’ı-Şeriflerle başlar, bu Mushafları sırasıyla Kırâat, Tefsir, Hadis, Usulü ve şerhleri, Usul’ü-Fıkıh, Fıkıh, Fetâvâ, Tasavvuf, Kelam vs… kitapları takip ederdi. Bu kitapların kendi içerisinde dizilişi alfabetik sıraya göre değil, genellikle tarih bakımından hangisi daha önce geliyorsa o kitap en ön sıraya konulurdu. Şimdiki gibi -arandığı zaman bulunması kolay olsun maslahatıyla da olsa- sırf alfabetik sırada önde geliyor diye bir kitap ilk sıraya konulmazdı. Fakat bazı el yazmalarında bir cilt içerisinde farklı konularda yazılmış iki kitap bulunabilmektedir. Günümüzde araştırmacıların kitap ismi, müellif ismi ve konusuna göre bilgisayar ortamında bu kitapları aramaları mümkün olduğundan bunların gözden kaçma ihtimali azalmıştır.

Süleymaniye Kütüphanesindeki Kıymetli Eserler

Sahibi fıkıh âlimi olan Carullah Efendi Kütüphanesi fıkıh dalında meşhur olduğu gibi ya da Damat İbrahim Paşa Kütüphanesi tezhip ve minyatür resimleri bakımından meşhur olduğu gibi, Süleymaniye Kütüphanesine (koleksiyon) -kitapları toplama oldukları için- şu ilim dalında meşhur kitapların bulunduğu kütüphane dememiz biraz zor gibi. Lakin ne kadar toplama kitaplardan meydana gelen bir kütüphane olsa da içerisinde paha biçilemeyecek kadar değerli kitaplarımız mevcut. El yazma eserleri kendi aralarında değerli kılan şey, ya müellifin bizzat kendi yazması ve onun nüshasıyla mukabele edilmesi ya da istinsah tarihi bakımından ciddi bir geçmişi olması, kıymetli âlimlerimiz tarafından mütâlaa edilmesi ve okunmuş nüsha olması veyahut sultanların mütâlaası için ünlü hattatlar tarafından kitabın yazılmasıdır. Biz de bu taksimat çerçevesinde Süleymaniye’deki kitapları inceleyelim.

İstinsah (yazılma) Tarihi Bakımından Kıymetli Olan Kitaplar

Resim 2
Resim 2

Kütüphanenin en eski kitabı, bundan yaklaşık bin küsur yıl önce, Hicri 484, Miladi 1091 tarihli Bağdat’ta Nizamiye Medresesinde Ahmet b. Muhammed el-Müzeni tarafından yazılmış İmam el-Vahidi’nin Esbabü’n-Nüzûl (أسباب النزول للواحدي) kitabıdır. Müellifin vefatından (468/1076) on altı yıl sonra yazılan bin yıllık bu kitabı (resimlerini) görmek isterseniz kütüphanenin altmış bir (61) demirbaş numarasına bakabilirsiniz. (Bkz. Resim:2) Aynı şekilde 139 numarada Meşhur İmam Beğavi’nin (Vefat tarihi: 516/1122) tefsirinin Kâri Yusuf b. Muhammed tarafından 572/1176 yılında yazılmış, 800 küsur yıllık nüshasını görebilirsiniz. (Diğer nüshalara bakmak için bkz. فهرس المخطوطات في المكتبة السليمانية للشيخ محمود السيد الدغيم c.1; s.52)

Müellif Hattı Olan Kitaplar

829 numarada et-Tabakatü’s-Seniyye fi Teracimi’l-Hanefiyye (الطبقات السنية في تراجم الحنفية) isimli kitabın yazarı Takiyüddin b. Abdülkadir et-Temimi’nin kendi eliyle yazdığı kitap mevcuttur. Bu kitabın müellife ait olduğunun delili III. Murat zamanında Daru’l-Hilafe’de (İstanbul) bulunan âlimlerin çoğunun bu nüshanın başına takriz yazmalarıdır.

Resim 3
Resim 3

257 numarada Molla Aliyyü’l-Kari’nin kendi eliyle 1011/1602 yılında Kadı İyad’ın meşhur kitabı Şifa’i-Şerif’e yazdığı şerhi görebilirsiniz. (Bkz. Resim:3) 617 numaralı mecmuanın içerisinde, 68-110 varakları arasında Fatih Sultan Mehmed zamanında yaşayan, meşhur âlimlerinden olan Musannifek’in “Kitabü’l-Hudud ve’l-Ahkam”ın nüshası görülebilir. 691 numarada İstanbul’da 40 yıl feraiz dersleri veren (Osmanlı Müellifleri, Bursalı Mehmed Tahir, C.2,S.50.) Sarayköylü Feraizci Mehmed Vehbi Efendi’nin “Hediyyetü’l-Vehbi li-Ruhi’n-Nebi” isimli Türkçe (Osmanlıca) yazılmış kitabı mevcuttur. Ayrıca kütüphanenin Hafız’ı-Kütüblerinden Trabzonlu Muhammed bin Mahmud’un (v.f: 1200/1786) kendi eliyle yazdığı kıymetli nüshalar için 1032, 1041 ve diğer numaralara bakabilirsiniz.

Sağlam Nüshalarla Mukabele Edilenler

El yazma eserleri değerli kılan diğer bir unsur, nüshanın müellif nüshasıyla karşılaştırılması ve hatalı olan yerlerin kitabın hamişinde/kenarlarında doğrusunun yazılıp o kelimenin altına doğrusunun kenarda yazılan olduğunu gösteren صح ibaresinin yazılmasıdır.

Örnek olarak tefsir kitaplarında 65-66 numaralarda İbni Atiyye’nin “el-Muharrerü’l-Veciz fi Tefsiri’l-Kitabi’l-Aziz” isimli tefsiri ve 67 numarada İbni Kesir tefsiri sonlarında mukabele kayıtları bulunan tefsirleri verebiliriz. Ayrıca 71-72 ve 74 numaralarda Ebü’s-Suud Efendi’nin “İrşadü’l-Akli’s-Selim” adlı tefsiri müstensihi Mustafa bin Carullah tarafından asıl nüshayla mukabele edilmiş ve müellifin bizzat kendisi bu nüshayı Süleymaniye müderrislerine vakfetmiştir.

Resim 4
Resim 4

841 ve 842 numaralarda Safedi Salahaddin Halil b. Aybek’in kendi nüshasıyla mukabele edilen “el-Vafi bi’l-Vefeyat” adlı kitabı, 544 numarada İbni Hümam’ın Kasım bin Kutluboğa tarafından mukabele edilmiş “Fethu’l-Kadir” isimli eseri, 1033/2 de Suyuti’nin “el-Lübab fi Tahriri’l-Ensab” isimli kitabı ve 194 numarada Zehebi’nin “Tecridu Esmai’s-Sahabe” isimli kitaplarının mukabele edilmiş nüshalarını görebiliriz. Ayrıca bu kitabın başındaki temellük kayıtlarından bu kitabın sahibinin hicri 792 yılında meşhur hadis âlimlerinden İbni Hacer olduğunu anlıyoruz. (Bkz. Resim: 4)

Sultanların Mütâlaası İçin Yazılanlar

Tarihimizde bazı sultanlar, padişahlar ve paşalar özel hattatlar tutarak bazı kitapları mütâlaa etmek için özel olarak yazdırmışlardır. Bunlar genellikle hatları nefis olup içlerinde tezhibin en güzel örneklerini görmemizi sağlayan kitaplardır.

Mesela 1025 numarada İbnu’l-Esir’in “en-Nihaye fi Garibi’l-Hadisi ve’l-Eser” isimli kitabının bir nüshası, başındaki ilk sayfadaki tezhibli levhalar üzerinde yazılanlardan anlaşıldığına göre, Fatih Sultan Mehmed’in mütâlaası için yazılmıştır. Osmanlı cildini tanımak için kitabın cildi ve kenar süslemeleri görülmeğe değerdir. Yine 353 numarada Sadeddin Taftazani’nin “et-Telvih ala’t-Tavzih” isimli kitabı Sultan Fatih’in katiplerinden Bali Halife tarafından Sultanın mütâlaası için yazılmıştır.

362 numarada Sığnaki’nin Pezdevi üzerine yazdığı şerh Sultan II. Bayazıt’ın mütâlaası için, 648 numarada Merğinani’nin “ez-Zehira fi’l-Fetava” isimli eseri Mısır emirlerinden Hasan Bey’in mütâlaası için yazılmıştır.

Süleymaniye Kütüphanesi Katalogları

Kataloglar, kütüphanelerde gerek araştırmacılar gerekse kütüphaneciye sağladığı faydalar açısından vazgeçilmez kaynaklardır. Elimizde Süleymaniye’ye ait özel iki katalog bulunmaktadır. Birincisi Devr-i Hamidî kataloğudur. Devr-i Hamîdî katalogları, kitapların numaraları, adı, dili, yazı türü, cilt sayısı, yazı türü, müellif adı, müellifin ölüm tarihi gibi çeşitli mülazahât kısmından oluşmaktadır.

Resim 5
Resim 5

Katalogların birçoğunun sonunda hangi ilim dalında ne kadar kitap bulunduğu konusunda fihrist bulunmaktadır. Bazı ciltlerde yine cildin sonunda doğru-yanlış cetveli yer alır. Bu kataloglar günümüzde halen kullanılmaktadır. İçlerinde kitap ve müellif adı indeksi bulunmaması, baskı hatasından dolayı bazı eksiklikler ve yanlışlıklardan dolayı bazı eleştirilere uğramışlardır. Fakat bu katalogların günümüzde hala kullanılabilir olması bizim bu konuda ne kadar geride kaldığımızın ve o zamanki insanların ne kadar önemli bir iş çıkardığının göstergesidir.

Elimizde bulunan ikinci katalog, bizim de kendisiyle çalışma bahtiyarlığında bulunduğumuz Mahmud Seyidoğlu’nun Arapça yazdığı ve üç cilt halinde basılan katalogdur. (Bkz. Resim: 5) Bu kitap yazarının kitaplara olan aşırı sevgisinden dolayı kataloglardan daha çok bir kültür kitabına benzemektedir. Bu katalogda kitapların ismi ve müellifleri kaynak gösterilerek belirtilmiş, kitabın başı ve sonundan birkaç paragraf yazılmış ve her nüshaya ait mülahazalar belirtilmiştir. Ayrıca sonunda bulunan indeks sebebiyle her kitap kolayca bulunabilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir