Yeni Başlayanlar İçin İslamî İlimler

* Said Kayacı

Beşeri kültürlerde ilim yapmak ve elde etmek pek tabii bir şeydir. Kültürlerin çoğalması ve medeniyetlerin büyümesiyle bittabi ilimler de fazlalaşır. İlimler derken buna mütezamin olarak ilimlerin türleri, öğrenilmesi, öğrenme yolları, yöntemleri ve temeyyüz ettiği yönleri akla gelmektedir. Gerek öğrenilmesi gerek öğretilmesi açısından ilimler iki sınıfta ele alınabilir: Birincisi tabii ilimler; İnsanın kendi düşüncesinden hareketle vardığı yani felsefi ve tecrübî olanlardır, ikincisi de nakli (şeri-islami) ilimler: İnsanın bu ilimleri vazedeni tarafından almakla elde etmiş olduğu aklın hiç payı olmayan ilimlerdir. Maksadımız ilimlerin tasnifini burada uzun uzadıya ele almak değil, bilakis İslami ilimlerin de diğerleri gibi peygamberler hariç insanların kazanım ve çabalarıyla ulaşabildiği bir ilim olmasıdır. Bahsimizi şu başlıklar altında sıralamak mümkündür: İslami ilimlerin öğrenilmesinin fazileti, İslami ilimlerin türleri, bu ilimlerle gelişmiş ve öğrenilmesine yardımcı olan alet ilimleri ve gerekliliği, İslami ilimleri talep ederken tutulması gereken yol ve bazı tavsiyeler.


İslami İlimlerin Öğrenilmesinin Fazileti


Şüphesiz ilimlerin en şereflisi gökten yeryüzüne indirilmiş, Allah’ın peygamberine vahy ettiği Kuran, sünnet ve ikisinden ortaya çıkmış İslami ilimlerdir. Zira Allah Kuran-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: Allah, sana Kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Allah’ın üzerindeki lütfu çok büyüktür (Nisa, 113) Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise çok hayır verilmiş demektir (Bakara, 269) De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Hiç şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünmektedir.” (Zümer, 9) İbni Kayyim el-Cevzi (r.a.) bu ayeti şöyle izah eder: Nasıl ki Allah Teala cennet ehliyle cehennem ehli arasındaki eşitliği kaldırmışsa aynı şekilde ilim ehli ile olmayanlar arasındaki eşitliği kaldırmıştır. Bu da onların derecelerinin yüksekliğine işaret etmektedir. (Miftah-ı Darı’s-saadeh s.49) Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: Kim tuttuğu yolda ilmi ararsa Allah da onu bu vesileyle cennet yollarından bir yola dâhil eder ve şüphesiz melekler onun için kanatlarını gerer. Yerde ve göklerdeki her şey âlim için af diler… Âlimler peygamberlerin varisleridirler. (Ebu Davut) İbni Hacer (r.a) şöyle der: İlimden maksat, Müslümanın ibadetlerinde ve muamelatında bilmesi gereken ve Allah’ı tanımasını ve ona karşı görevlerini yerine getirmesini öğreten İslami ilimlerdir. (Fethu’l Bari C.1, s.141) Konuyla ilgili İmam Şatıbı’nın bir sözü: İlim -tabi ki dinen muteber olan ilim- kişiyi amel etmeye sevk eden, her ne şekilde olursa olsun onu hevasından vazgeçiren, mucebince onu dizginleyen ve gönüllü ya da gönülsüz kurallarına bağlı kalmayı zorunlu kılan ilimdir. (el-Muvafakat C.1,s 69) Zikrettiklerimizden anlaşıldığı üzere üstünlük ve faziletin ilmiyle amel eden ve mertebeleri her şeyden üstün tutulmuş ilim ehli kimselere ait olduğudur.


İslami İlimlerin Türleri


İslami ilimler üç türlüdür: 1- Asıl ve temel ilimler: Kuran-ı Kerim ve hadis ilmi. 2- Bu iki ilimden mahsul ilimler: Akaid, fıkıh, tasavvuf ve zikir. 3- Alet ilimleri: Tecvid, tefsir, usulu fıkıh, usulu hadis, nahiv, sarf, lugat ve edebiyat.

Alet İlimleri ve Gerekliliği

Bunlar dört tanedir: Lügat, nahiv, belagat ve edebiyat. İslami ilimleri tahsil etmek isteyenlerin bunları bilmesi kesinlikle zorunludur. Çünkü şer’i hükümlerin kaynağı olan Kitap ve sünnet Arapçadır, bunları bizlere nakledenler Araptır ve bu dilin problemlerini çözmek de ancak bu dille bağlantılı olan ilimleri bilmekten geçer. Âlimler temel ilimlerin anlaşılmasını ve hüküm çıkarmayı mümkün kılan bu ilimleri geliştirmişlerdir. Öğrenmemiz vacip olan Kuran ve sünneti bilmemize vesile olan ilimleri bilmek de vaciptir. İnsanlar meramlarını düzgün şekilde ifade edebilmeleri, doğru cümleler kurabilmeleri, faili mefulden, müsnedi müsnedün ileyhten ayırt edebilmeleri için başta nahiv (gramer) bilgisine, lafızların anlamlarını bilmemek yanlış anlaşılmalara sevk edeceğinden ciddi bir lügat bilgisine, kelamın güzel olması, manaya yönelik karışıklıktan emin olmak ve dinleyenin zihnine murad mananın ulaşıp ulaşmadığı noktasında belagat ilmine, sadece bu saydıklarımızla yetinmek kişiyi Arapça bilir kılmadığından, bilakis Arapça onda bir meleke halini alıncaya dek onlarla yaşamak zaruri olduğundan edebiyat ilmine ihtiyaç vardır.


İslami İlimleri Talep Ederken Tutulması Gereken Yol


1- Nahiv: Öncellikle Arapça bilmeyenler için hazırlanmış setlerden Durusu’l-Lugati’l-Arabiyye’nin birincisiyle başlanabilir. Öğrenmeye yeni başlayanlara hem kelime dağarcığı sunmak hem de nesnelerin isimlerini bilmelerini sağlamak faydalı olacaktır. Burada fiiller ve fiillerin halleri, harfi cerler, küçük cümleler kurabilmeyi, soru sorma ve cevap verme şekillerini, rakamları, günleri ve gündelik hayatta ihtiyaç duyulan şeyler görülmüş olur. Böyle bir kitaptan sonra Ecrumiye’yi şerhiyle beraber okumakla gramerde güzel bir alt yapı oluşturdunuz demektir. Artık elinize aldığınız hikâye kitabını okuya biliyorsunuzdur. Zaten hoca eşliğinde öğrendiğiniz için lügate bakarak zaman kaybetmemiş ve canınız da fazla sıkılmamış olur. İlk kitap Arapçaya alışmanızı sağlayacaktır. Buna ilaveten Fuat Nıme’nin Mulahhası Kavaid el-Lugatıl Arabiyye’yi mutlaka mütalaa etmek gerek. Tabi Katrun’neda’ya da müracaat edilebilir. Unutuyordum, Üstat Abdusselam Şakir’in Kavaidü’l İmla eseri yazım kurallarını bilmek için gereklidir. Daha sonra nahiv sarf içerikli en-Nahvu’l-Vafi, Şerhu İbni Akil okunursa müthiş birikim sağlanmış demektir.

2– Belagat: Tefsir, hadis şerhleri ve lügat kitablarında sık sık belagat terimleriyle karşılaşılacağından ve Arabın konuşma üsluplarını bilmek adına Cevahir el-Belaga’dan yola devam etmek yerinde olur. Onun yerine el-Belagatu’l Vaziha da tercih edilebilir. Başta dediğimiz gibi konuşma melekesini güçlendirmek ancak edebiyat ve edebi metinleri okumak ve Arapça şiirler ezberlemekle terakki edeceğinden edebiyat okumalarında İbni Kuteybe’nin Edebü’l Katib’ini ve şiir vezinlerini bilme noktasında Seyyid Haşim’in Mizan-ı Zehebi’sini önerebiliriz. Yanı sıra lügate bakmaya ufak ufak giriş yaptıysanız elinizin altında Arapça sözlük olarak Mucemül Vasit olması yeterlidir. Arapça anlıyorum, konuşup yazabiliyorum dediğiniz durumda maksut olan İslami ilimlere yavaştan başlayabilirsiniz. İlk etapta Arapçaya ağırlık verdik, çünkü bu ilimlerin dili Arapça olduğundan bir şeye kendi öz diliyle vakıf olarak ilimde seyre devam etmek tutarlı sebep olsa gerek. Şu halde itikat ilmiyle giriş yapabiliriz.

3- İtikat: Bu ilimde Allah’a nasıl inanılması gerektiği, onun sıfatları, kelime-i şahadetin anlamı, İslam’ın şartları, tevhidin kısımları ve sıhhatinin şartları ve kişiyi İslam’dan çıkaran sebepler, gaybiyyata müteallik konular ve diğer itikadi meseleler ve terimler öğrenilir. Binaenaleyh imanın şartlarını bilmek için İbni Kudame’nin Lumatu’l İtikad’ı ve İbni Teymiye’nin el-Akidetül’ Vasıtıyye’si ve kelime-i şehadetin anlamını içselleştirebilmek ve tevhihidin kısımlarını bilmek için Muhammed bin Abdulvahhab’ın Keşfu’ş-Şubuhat ve et-Tevhit Hakkul’lahı Ala’l-Abid adlı eserlerini önerebiliriz. Tabi daha derinleşmek isteyenlere Hafız bin Ahmed’in Mearic’l Kabul’ü ve İbni Teymiye’nin külliyatı tavsiye edilir.

4- Kuran ilimleri: Her şeyden çok Kuran’la ilgilenmek ve unutmamak için devamlı okumak lazım. Kuran ilimleri bağlamında tecvid, tilavet adabı, ulumu’l-Kuran, tefsir-usulü tefsir, garib-i elfazı’l meani’l-Kuran ve Kuran’ın irabı ilk etapta akla gelenler arasında. Aşağıda verdiğimiz kitap ve tealluk ettiği ilimdeki sıralama dikkate alınabilir.

a- Tecvid: Et-tecvidi’l- Müyesser, Abdulaziz el- Kari. Ayrıca hafız olsun olmasın herkes için el-Cezeriye’nin ezberlenmesi tecvit ıstılahlarının zihinde yer etmesi için pek uygundur.

b- Tilavet adabı: Et-Tibyan fi Adab-ı Hameleti’l-Kuran, İmam Nevevi.

c- Ulum’l Kuran: Mebahis fi Ulumu’l-Kuran, Menna’ el- Kattan. Burada kıraat şekillerini, Kuran’ın yazımı, tefsir metodolojisini, müfessirlerin tabakalarını, nüzül sebeblerini ve Mekki-Medeni sureler gibi seksene yakın kavram işlenir.

d- Tefsir: Tefsiru’l- Celaleyn, İmam Suyuti. Müslümanın Kuran’ın hükümlerini bilmesi ve anlaması lazım gelen bir şeydir. Bu sebeple doğru tefsir disiplinleriyle Kuran’ın tefsirini yapmak kaçınılmazdır. En güzeli Kuran’ı Kuran’la veya Kuran’ın sünnetle tefsiridir. İbni Kesir tefsiri bunun güzel misalidir. Daha da tefsir çeşidi vardır.

5- Hadis: El- Erbaun en-Nevevi, İmam Nevevi. Kırk konuda hazırlanmış basit hadis el kitapçığıdır. Usulu hadis ilminde ise, ilk başlayanlar için manzume olan Beykuniye’nin ezberi ve terimlerin çok kısa şekilde izah edilmesinden başkasını tavsiye etmeyiz.

6- Fıkıh: Nuru’ul-İzah, eş-Şurunbulali. Fıkıhla ilgili farz, vacip, sünnet, haram, mekruh ve müstehap gibi temel hükümler görüldükten sonra taharet, namaz, oruç, cenaze, zekât, hac ve kurban gibi delillerden uzak bir şekilde Müslümanın günlük hayatta ihtiyaç duyduğu konuları bilmesi yeterlidir.

7- Usulu fıkıh: Dinde belli bir noktaya gelmiş müctehid kimsenin tafsili, detay delillerden hareketle bir takım şeri- ameli hükümleri çıkarabilmesini sağlayan ve fıkhın üzerine tebenni ettiği kurallara (veya bunları bilmeye) usulü fıkıh denir. Yeniler için Muhammed Süleyman el-Eşkar’ın el-Vazih fi Usulu’l-Fıkh adlı çalışmasını öneririz.

8- Tasavvuf ve Ahlak: Riyazus’s-Salihin, İmam Nevevi. Bu hususta vazgeçilmez bir eser. Tekrar tekrar okunabilecek türden. İkinci olarak İhya Ulumud-Din’in özeti mahiyetinde olan İbni Kudame’nin Minhacü’l- Kasidin’i okunabilir. Tefekküre, kalbî amellere ve nefis tezkiyesine dair birçok bahisi güzelce ele almaktadır.


Bazı Tavsiyeler


Önce kendim olmak üzere ilme başlayanlara; Her daim işlerinde Allah Teala’nın rızasını gözetmelerini, niyetlerinde samimi ve ihlâslı olmalarını, vakitlerini boş şeylerle zayi etmemelerini, öğrendikleriyle amel etmelerini, beslenecekleri ilim kaynaklarını çok iyi seçmelerini, ilim alırken de öğretirken de sabırlı olmalarını öğütlerim. Çalışmak bizden, Tevfik ve inayet yüce Allah’tandır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir