Muhâdarâtü’l-Üdebâ’yı Tadından Yedirmeyen 7 Sebep

1. Çünkü muhâdarât veya mecalis türü, Arap-İslam geleneğimizin en cahil kaldığımız alanı. Dinin ilk devirlerinin teori yönüyle o kadar meşgul olmuşuz ki Arapların mesela yıldızlarla ilgili inanışlarından yemek kültürlerine kadar geleneğin sosyal pratiklerine dair utanılacak derece az bilgimiz var. Ayet, hadis biliyoruz, ama bunların öncelikle hitap ettiği kültür ortamından habersiziz. İslam tarihi tecrübemiz kâğıt üstündeki sayısal verilerden ibaret. Sokaklar, çarşı pazar, ev ve aile dünyası; düğünler, merasimler ve eğlence alışkanlıkları kadim mirasımızın kopuk halkası. Bu açığı kapatmak için en az ilmî kitaplar kadar edebî kitaplar; muhâdarât ve mecalis eserleri okumak zorundayız.

2. Çünkü tam ismiyle Muhâdarâtü’l-Üdebâ ve Muhâverâtü’ş-Şuarâ ve’l-Büleğâ, diğer muhâdarât kitapları arasından; örneğin Ma’mer b. Müsennâ’nın el-Muhâdarât ve’l-Muhâverât’ından Ebû Hayyân et-Tevhîdî’nin el-İmtâ’ ve’l-Muânese’sine, Zemahşerî’nin Rebîil-Ebrâr ve Nusûsi’l-Ahbâr’ından İbn Kuteybe’nin Uyûnü’l-Ahbâr’ına kadar birçok kitaba göre orta hacmi, hoş tertibi, konu şümulü ve kaynak zenginliğiyle sizin için iyi bir tercih olabilir.

3. Çünkü yazarı Rağıb Isfehânî tefsir, ahlak, dil ve kelam ilimlerinde mütebahhir bir âlim. Beyhakî, Zehebî ve Taşköprülüzâde’nin şahsiyetine ve eserlerine yönelik sitayişleri dışında İmam Gazzâlî’nin onun ez-Zerîa eserini yanından ayırmadığını söylemek herhalde yeterli olur. Kimilerince itizalle, hatta teşeyyu’ ile itham edilmesi, fıkhî mezhebinin tam kestirilmemesi, onun ilmî kudret ve fikrî hürriyetinin tezahürlerinden biridir.

4. Çünkü Rağıb Isfehânî’nin dini ilimlerdeki yed-i tûlâsı dışında bu kitaba da yansıyan en mümeyyiz vasfı, dinî ve felsefî bilimleri cem etmesidir. ez-Zehîra’da yoğun olarak gördüğümüz üzere, İbni Miskeveyh yoluyla İslam ahlak teorisine ciddi etki eden Grek felsefesine (Platon ve Aristo) karşı özgün yaklaşımlar ortaya koyarak din-felsefe sentezinde çok iyi bir denge yakalamış isimdir Rağıp Isfehânî.

5. Çünkü Türkiye’deki ilahiyatçıların büyük açıkları olan klasik Arap şiiri yetersizliği için bu kitap büyük bir fırsat. Ümeyye b. Ebi’s Salt’tan A’şâ’ya, Ebu Temmam’dan Buhturî’ye, Mütenebbî’den İbnül Haccac’a; farklı konularda yüzlerce şiir üzerinden size Arabın hazinesini, İslam’ın ilk beş asrının sözlü hafızasını sunuyor. Şiirle birlikte Arap nesri ve lügat dağarcığı eksikliğimiz için de Muhâdarâtü’l-Üdebâ’yı ilaç diye kullanabiliriz.

6. Çünkü Doktor Ömer et-Tabbâ’ın tahkikiyle (Dâru’l-Erkam, 1999) başka sözlüğe, biyografiye yahut şerhe bakmadan Muhâdarâtü’l-Üdebâ’yı mütalaa edebiliyoruz. Üstat metni tashih etmiş, harekelemiş; şahıs, sözcük ve kavramlara dair sık dipnot eklemiş. Kitabın bendeki bu baskısı dışında Dâru’l-Kutübi’l-İlmiyye ve Dâr Sâdir matbuları da mevcut. Ben bu 1.609 sayfalık orijinal nüshayı okuyamam diyorsanız, İbrahim Zeydan’ın 304 sayfalık tehzib ve ihtisarını tercih edebilirsiniz. Küllünü indirip hatmeyleyebiliyoruz.

7. Çünkü Muhâdarâtü’l-Üdebâ’yı okumak bilgilendirmesi dışında çok keyifli. Ezberleme derdi yok, konuyu kaçırmamak için baştan sona takip etme zorunluluğun yok; Peygamberimizin kediler hakkındaki sözlerinden baharda kuşların terennümüne, satrançtan mahkemede yargı ve şahitlik mevzusuna, düşünsen aklına gelmeyecek sayısız konu arasında sıkılma ihtimalin yok. Kendini artık yaşlı ve yorgun mu hissediyorsun? Yaslan geriye ve on yedinci haddin yedinci konusunu oku: Kaybolan gençliğe ahu figan etmek… Ebü’l Atâhiye’den yaşlılar ve kendini yaşlı hisseden gençler için gelsin: ألا لَيتَ الشّبابَ يَعُودُ يَوْماً، فأُخبرَهُ بمَا فَعَلَ المَشيبُ

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir