İmâmül-Muhakkikîn; Abdusselam Harun

Gizli Kahramanlar: Muhakkikler

Arap Edebî Neşriyatının 20. Yüzyıldaki Kâşifi: Abdusselam Harun

Yüzbinlerce eserlik Arap-İslam kütüphanesini bize miras bıraktıkları için âlimlerimize her daim şükran duyuyoruz; lakin en az müellifler kadar ilmi mesai sarfettikleri halde yeterli takdiri görmeyen bazı şahsiyetler var: Muhakkikler… Kimi eserleri ilk kez tenkitli neşirle ilim dünyasına kazandıran, titiz dipnotlarla adeta kitabın içinde yeni bir kitap yazan, metinlere kattıkları zenginliklerin çoğu kez yazarın hanesine yazılacağını bile bile uzun ve yorucu mesaiden imtina etmeyen emek işçileri onlar… Yazılı İslam hazinesinin 20. yüzyıldaki bu gizli kahramanlarını anlatmaya Abdusselam Muhammed Harun merhumla başlıyoruz. Gelin, tahkik-telif 120 eseriyle kadim Arabiyât hazinesini bize açan üstadı yakından tanıyalım.

İskenderiye’de 1909 yılında doğan Abdusselam Harun, ilim meclislerinden, şerî mahkemelerden seçkin isimlerin bulunduğu bir aile ortamında büyür. Baba tarafı ve kardeşleri telifleri olan âlimlerdir. Baba ocağında, Ezher ve Dâru’l-Ulûm’da aldığı ahlakî, edebî ve ilmî eğitimlerden sonra İskenderiye Üniversitesinde müderrislikten Kahire Arap Dil Kurumu üyeliğine çeşitli hizmetlerde bulunur ve klasik Arapça kaynakların neşrinde şöhreti gün be gün yayılır.

Abdusselam Harun’un tahkik ve telif gayretleri henüz on altı yaşındayken Metn u Ebi’ş-Şucâ’a yaptığı tashih ve düzenleme çalışmasıyla başlar. Hizânetü’l-Edeb tahkikini dört cüze tamamladığında henüz Dâru’l-Ulûm’da öğrencidir. Neredeyse her yılı yeni bir kitap üzerine yaptığı tahkik ve tedkik çalışmasıyla geçen üstadın hususen Cahız külliyatına, nahiv eserlerine, mucemlere, tarih teliflerine ve edebî klasiklere sunduğu katkı, ilim dünyası için çok önemlidir. Mekâyîsü’l-Luğa’yı 6 cüzde, Sıhâhu’l-Arabiyye’yi 6 ciltte, Kitâbü’l-Hayevân’ı 8 ciltte, Sibeveyh’in kitabını 5 cüzde mukaddime, fihrist, nüsha karşılaştırması ve tahkikle yayına hazırlaması ne kadar müdekkik ve mütebahhir bir ilim adamı olduğunu gösterir.

Abdusselam Harun sadece klasik Arap literatürüne pratik katkılar sunmakla kalmamış, Tahkîku’n-Nusûs ve Neşruhâ eseriyle edisyon kritikli kitap yayınının teorik temellerini atmış, sahanın problemlerine çözüm getirmiştir. Söz konusu eser, alanında Arapça ilk kitap olma özelliğini taşır. Tahkik çalışmaları yanında müstakil telifleri, kitap tahlilleri, detaylı fihristleri ve tehzib çalışmaları mevcuttur. İlim hayatı boyunca birçok önemli ödül almış, 80’nin üzerinde mastır ve doktora tezine danışmanlık yapmıştır.

1988 yılında vefat ettiğinde muallim, müellif ve muhakkik olarak sonraki kuşaklara asla ödeyemeyecekleri bir minnet borcu bırakır üstad Abdusselam Harun. Sa’yı meşkur, ecri mebzul olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir