Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Rabia Özyalçın

“Başındayım sanki bir mucizenin/ Su sesi ve kanat şakırtılarından/ Billur bir avize Bursa’da zaman” dediği gibi şairin, zamanın Bursa’da olanı billurdur. Ve bu vakti geçirmeye vesile olan bir mücevherdir Uludağ İlahiyat Fakültesi. Bu mücevheri elimizden geldiğince tanıttığımız yazımızda sizler için okulumuzun sevilen hocalarıyla ve değerli arkadaşlarla görüştük. Genel izlenimi de oldukça olumlu olan fakültemizi bir de içeriden tanımanız adına merak edilen soruları sorduk. Hocalarımıza bizi kırmayıp sorularımıza samimiyetle cevap verdikleri için teşekkür ederiz.

Prof. Dr. Muhammet Tarakçı

İlk sorumuzu Dekan Yardımcısı ve Dinler Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Tarakçı hocamıza yöneltiyoruz:

Kısaca fakültemizin tarihinden, müfredatından ve kadrosundan bahsedebilir misiniz?

“Fakültemiz 1975 yılında İpekçilik’te Bursa Yüksek İslam Enstitüsü olarak açılmış ve 1982 yılında Fakülte olmuştur. Fakültemizde 2019 Kasım ayı itibariyle 36 profesör, 13 doçent, 18 doktor öğretim üyesi, 7’si yabancı uyruklu 23 öğretim görevlisi ve 41 araştırma görevlisi olmak üzere 138 öğretim elemanı hocamız bulunmaktadır. Alanlarında temayüz etmiş öğretim üyeleriyle fakültemiz, ülkemizin en seçkin ilahiyat fakültelerinden biridir ve üniversiteye giriş sıralamasında ilahiyat fakülteleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Fakültemiz mezunları, genel olarak ortaokul, lise ve dengi okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni, İmam-Hatip Liselerinde meslek dersleri öğretmeni olmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde müftü, vaiz, Kur’an Kursu öğretmeni, camilerde din görevlisi olarak çalışma imkânı bulunmaktadır.

Öte yandan, geleceğin öğretim üyeleri olmak üzere, üniversitelerde araştırma görevlisi olarak görev alan mezunlarımız, ayrıca kamuda ve özel kuruluşlarda memur ve yönetici de olabilirler. Fakültemizin mezunları arasında rektörler, daire müdürleri, milletvekilleri, belediye başkanları, bakanlar, işadamları da vardır. Birçok Avrupa ülkesinde pek çok mezunumuz görev yapmaktadır.

Fakültemizde, hâlihazırda üç bin lisans ve bin lisansüstü olmak üzere dört bin öğrenci bulunmaktadır. Bunların dörtte biri, yani bin kadarı 72 farklı ülkeden ülkemize eğitim için gelmiş olan uluslararası öğrencilerdir.

Uludağ ilahiyatı ‘Uludağ ilahiyat’ kılan temel değerlerimiz sizce nelerdir?

Uludağ İlahiyat denilince, akla kalite, samimiyet, huzur ve tarih gelir. Seçkin hoca kadrosuyla bu okulda kaliteli bir eğitim verilmektedir. Öğretim üyelerinin kapıları öğrencilere daima açıktır ve öğrenciler ile hocalar arasında sıcak ve yakın iletişim vardır. Fakültemizin bulunduğu yer, şehrin ve kampüsün telaşından, trafiğinden ve belki karmaşasından uzakta, huzur dolu bir mekândır. Bununla birlikte, şehirle kampüs arasında, her ikisine de oldukça yakın olması nedeniyle, şehir merkezinde veya kampüste yapılan her türlü etkinliği takip etmek öğrencilerimiz açısından güç değildir.

Bursa aynı zamanda tarih şehridir ve buradaki sıradan bir gezintinizde, hatta pazar alışverişinizde bile tarihi teneffüs edebilirsiniz. 50 bini aşkın kitaba sahip kütüphanesiyle öğrenciye rahat bir çalışma ortamı sunulmuştur. Fakültemizde çok sayıda öğrenci topluluğu faaliyet yapmakta ve öğrencilerimiz bu sayede derslerine ilave olarak akademik, kültürel, toplumsal ve sanatsal etkinliklere katılma imkânı bulmaktadırlar. Farabi, Mevlana ve Erasmus gibi ulusal ve uluslararası öğrenci değişim programlarıyla bir dönem veya bir yıl başka bir üniversitede ya da başka bir ülkede eğitim alabilmek mümkün olmaktadır.

Peki, ilahiyat öğrencilerine tecrübeleriniz üzerinden söylemek istediğiniz şeyleri bizimle paylaşabilir misiniz?

Bursa güzel ve tarihi bir şehir. Şehri iyi değerlendirmek, tanımak gerek. Üniversite okumak, lisedeki gibi okuldan eve gidip gelmek ve verilen ödevleri yapmaktan ibaret değildir. Bilhassa Bursa dışından gelen öğrencilerimizin, şehri tanımalarını öneririm. Hafta sonları tarihî mekânlarda yürüyüşler yaparak, şehri teneffüs etmek gerekir. Bursa aynı zamanda maneviyatlı bir şehirdir. Şehrin maneviyatını da hissetmek önemlidir.

Uludağ İlahiyat da iyi bir fakültedir. Buradaki eğitimin hakkını vermek, ders dışı çalışmalara vakit ayırmak, hocalardan rehberlik almak gerekir. Fakülte hayatınız boyunca, şehrin ve fakültenin imkânlarından yararlanarak, Arapçanın dışında, Farsça, İngilizce, hatta İbranice ve Latince gibi yabancı dil öğrenmeye çalışınız. Ders kitaplarına ek olarak, o dönem gördüğünüz derslerin klasik haline gelmiş eserlerini okuyunuz. Yıllara meydan okumuş eserleri okuma listenizde öne alınız.

Ayrıca fakültemizde ve şehrimizde pek çok sanat/zanaat kursu bulabilirsiniz. Hayatın karmaşasından ve koşturmacasından bunaldığınızda asude bir liman olarak sığınabileceğiniz bir sanat öğrenmeye çalışınız.”

Evet, Prof. Dr. Muhammet Tarakçı hocamıza verdiği bilgiler, sunduğu tavsiyeler için teşekkür ediyoruz.


Doç. Dr. İbrahim Gürses

Şimdi Din Psikolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Gürses hocamıza iki soru yönelterek fakültemizin farklı yönlerine dair bilgi edinelim:

Okulumuzda din psikolojisinin bu kadar rağbet görmesinin sebebi ve diğer fakültelerden alan olarak bizi farklı kılan şeyler sizce nedir?

“Din psikolojisi İslami ilimlerle insan ilimlerinin kesişme noktasında bulunuyor, gücünü buradan alıyor. Din insana inmiş, insanın hayatını düzenliyor; psikoloji de hayatı inceliyor. İşte bu ortaklık din psikolojisinin alanı. Biz yeri geliyor ayet okuyor yeri geliyor Freud’den, Fromm’dan bahsediyoruz. Dolayısıyla öğrenciler din psikolojisini çok seviyorlar. Kendilerine ait zengin şeyler buluyorlar, tatmin olabiliyorlar.

Bizim fakültemiz ne sadece moderndir ne de sadece gelenekselcidir. Asla geleneği özünden koparmadan inceleyen bir fakültedir. Bilimi üstünü tutar ama asla Kuran’dan üstün tutmaz. Kuran’ı üstün tutar ama asla bilimi tahfif etmez. Biz araç ders olduğumuzu kabul ediyoruz. Din psikolojisi kendini dini ilimlere hizmet etmeye adamış olarak görür ve hizmet eder. Bu koşulsuz hizmeti herkes görür, bunu da mütevazı şekilde yapar. Fakültemizdeki diğer kadrolar ne kadar iyiyse bizim de alanımız o kadar iyidir. Hayati Hökelekli hocamız da bunun en önemli örneklerindendir. Bursa İlahiyat Fakültesinin din psikolojisi anlayışında şu esas önemlidir: Batı kökenli bilim dalıdır, ana hipotezlerini Batı’dan alır, bunu bilir, fakat teolojik farkı görür, kültürel farkı görür. Hemen kabul etmek yerine geleneğe uygun olanı alıp uygun olmayanı eleyerek değerlendirmeye tabi tutar. Çabamız ve gayretimiz budur.

Temel İslam bilimleri dışında bir hoca olarak hayatın içine katılacak olan ilahiyat öğrencilerine söylemek istediğiniz şeyler olursa duymak isteriz.

Ben öğrencilerime şunu söylemek isterim: hiçbir bilim dalını daha faydalı ya da daha az faydalı olarak görmesinler. Herhangi bir hocayı daha bilgili ya da daha az bilgili olarak kabul etmesinler. Kendilerini arı; kitapları, dersleri hocaları çiçek olarak görüp onlardan alabildiklerini alsınlar. Az okusunlar öz okusunlar, her ilimden cüz okusunlar, hiç durmadan çalışsınlar. Hiç durmadan çalışanlar sayesinde bu ülke kalkınacaktır. Durmadan okusunlar, peynir ekmek yer gibi kitap bitirsinler.”


Peki, öğrencilerin gözüyle Uludağ İlahiyat nasıl bir ilim ve eğitim mecrası? En çok hangi yönleri onlar için cazip? Bir öğrencinin burayı tercih sebebi neler olabilir? Bunları sormak için yazımıza iki öğrenci arkadaşımızı konuk edeceğiz. İlk sorumuzu Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 3. Sınıf Öğrencisi Yasemin Aytekin’e yöneltiyoruz:

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi sence neden tercih edilmelidir?

“Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri, Felsefe ve Din Bilimleri, İslam Tarihi ve Sanatları olmak üzere üç bölümde her biri alanında uzman eğitimcilere sahiptir ve bunun getirisi olarak da mezun ettiği öğrenciler son derece donanımlıdır. Uludağ İlahiyat Fakültesi öğrencilerine kendi içerisinde istifade edebilecekleri çok geniş 2 kütüphane sunmaktadır. Bunlardan birisi sahip olduğu hocaların bilgi ve birikimi iken bir diğeri de iki katlı, içerisinde 50 binden fazla kitap bulunan ferah bir çalışma alanıdır. Düzenlenen seminerler, konferanslar, paneller, sanatsal faaliyetler ile oldukça donanımlı bir fakültedir. Modern teknoloji ile tasarlanmış dersliklere, geniş bir bahçeye ve belki de en güzeli sayılabilecek kendi tatbikat camisine sahiptir. Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış evliyalar şehri yeşil Bursa’da bulunması sebebiyle ayrıca önemlidir. Çünkü Bursa, üstünde var olan güzellikleri kadar, altında yatan değerleri ile de muazzam bir yerdir. Birçok müspet özelliğinden dolayı bu fakülte yıllardır çok talep görmektedir. İnanıyorum ki Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne gelecek öğrenciler heybelerine pek çok güzel şey ekleyecektir.”

Yasemin Aytekin’in söyledikleri bir başka öğrenci arkadaşımızın da burayı tercih sebepleri arasında yer alıyor.


Şimdi Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 4. Sınıf Öğrencisi Şule Duran’ı dinleyelim:

İlahiyat Fakültesi okumak için neden Uludağ Üniversitesi’ni seçtin?

“Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni, akademik kadrosunun kalitesi ve şehrin hem manevi boyutunun yüksek hem de konumunun diğer şehirlere kıyasla elverişli olması hasebiyle seçtim. Tercihimde herhangi bir pişmanlık yaşamıyorum. Okulun özellikle BİLEM Okumaları ile son zamanlarda artırdığı faaliyetler insana iyi ki dedirtiyor. Gerek toplulukların yaptığı faaliyetler gerekse hocalarımızın şahsi gayretleri insanın ilgi alanına dair hissettiği boşluğu dolduruyor.

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin senin nezdinde farklılığı nedir?

Uludağ Üniversitesi’ne yatay geçiş yapmış biri olarak farklılık açısından en belirgin olarak söyleyebileceğim şey, hocaların öğrencilere değer vermeleri, kapılarının her daim açık oluşunu hissettirmeleri diyebilirim. Ayrıca çeşitli ilahiyat fakültelerinde alan derslerinde kaynak olarak kullanılan kitapların birçoğunun müelliflerinin hocalarımız oluşu, okulumuzun kalitesini daha da ortaya koyuyor. Hocalarımız tarafından dersleri verilen Klasik Düşünce Okulu’nun varlığı hocalarımızın alanlarına olan vukufiyetini gösterir nitelikte. Ek olarak üniversitemizin anlaşmalı olarak yurt dışından gelen öğrencileri barındırması ve bunun sonucunda bu öğrencilerle arkadaşlık kurma imkânının var olması insana kültürel zenginlik kazandırıyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir