Ramazana Dair Dört Hadis Kritiği

1- “Ayların efendisi ramazandır.”


Bu hadis-i şerif “Günlerin efendisi cuma, ayların efendisi ise ramazandır” ve “Ayların efendisi ramazan, en hürmetlisi ise zilhiccedir” şeklinde iki farklı hadisin bir bölümünü teşkil eder.

Bu hadis Deylemi, Heysemi ve başkalarının Ebu Said el-Hudri’den yaptıkları rivayette Hazreti Peygamberin sözü olarak aktarılmıştır. Heysemi hadisin senedinde Yezid bin Abdi’l-Melik en-Nevfel’in olduğunu söylemiştir. İbn Hacer et-Takrib’te adı verilen ravinin zayıf biri olduğunu söyler. İbn Receb el-Hanbelî Fethu’l-Bari adlı eserinde “bu hadisin senedinde mekal vardır” der. Allah’ü a’lem İbn Receb, Heysemi’nin tenkidini itibara alarak bu kanaate varmıştır. Tetkik ederken gördük ki bu hadis birçok varyantla Abdullah bin Mesud’un sözü olarak da menkuldür. Fakat muhtemeldir ki İbn Mesud hadisi direkt Efendimize nispet etmeden nakletmiştir.

Tüm bu imamlara muvafık olarak bu hadis ‘Zayıf’tır demek en uygun olandır. Farz orucun bu ayda tutulması ve Kadir gecesinin bu ayda olması, ramazan ayının diğer aylara üstün/faziletli kılınmasının sebebi/hikmeti olarak görülmüştür.


2- “Oruçlunun duası geri çevrilmez.”


Ahmed bin Hanbel, Tirmizi, İbn Hibban, İbn Mace, İbn Huzeyme, Beyhaki, Tayâlisi ve başka birçok âlim bu hadisi rivayet etmiştir.

Söz konusu hadis-i şerif, İmam Tirmizi’nin eserinde şöyle aktarılmıştır: “Üç kişinin duası reddedilmez,  orucunu açana kadar oruçlunun, adaletli başkanın ve mazlumun duası ki Allah onu bulutların üstüne çıkarır, semanın kapılarını ona açar ve ona şöyle seslenir: İzzetime yemin ederim ki bir vakit sonra dahi olsa sana yardım edeceğim.” Büyük hadisçi, ardından bu hadisin Hasen olduğunu söyler. (2526 ve 3598. Hadisler)

İbnü’l-Mulakkin el-Bedrü’l-Münir adlı eserinde hadise Sahih hükmünü verir.

Bu hadisin, içerisinde yer aldığı Sahih İbn Hibban’daki hadis hakkında Muhakkik Şuayb Arnavut: “Senedi her ne kadar zayıf olsa da destekleyicileriyle birlikte Sahih mertebesine ulaşmış bir hadistir” der. (Sahih İbn Hibban, 16/7387. hadis)

Hadis birçok farklı şekillerde aktarılmış olup bir şekli de şöyledir: “Mazlumun, yolcunun ve babanın oğlu hakkındaki duası elbet makbuldür.”


3- “Oruç kalkandır.”


İki farklı lafızla rivayet edilmiş olan bu hadisin Arapça ilk lafzı “الصوم جنة“ diğeri ise “الصيام جنة “ dür. Her iki lafzıyla da hadis sahihtir.

İlk lafız Ahmed bin Hanbel, Nesâi ve Kudâi tarafından rivayet edilmiş olup hadisin sahabe ravisi Muaz bin Cebel’dir. İkinci lafzı ise Buhari-Müslim Ebu Hureyre’den rivayette bulunmuş, yine Ahmed bin Hanbel, Nesâi ve İbn Mace ise Osman bin Ebi’l-Âs’dan rivayet etmişlerdir.

Hadisin tam metni şu şekillerde nakledilmiştir:

A- Oruç kalkandır. Kalkan sizi düşmandan nasıl korursa oruç da sizi cehennemden öyle korur. (Ahmed bin Hanbel, Nesâi, İbn Mace)

B- Oruç kalkandır. (Oruçlu kimse) sövmesin, cahiliyye davranışlarında bulunmasın. Biri ona sataşır ya da söverse o da iki kere “ben oruçluyum” desin. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur. (Allah buyurur ki;) oruçlu yemesini, içmesini ve şehvetini benim rızam için terk eder. Orucu benim içimdir. Onun karşılığını ben veririm. İyiliğinin karşılığı on katıyladır. (Buhari)

Hadisin manasına dair:

Orucun kalkan oluşunun manası yukarıdaki hadislerden anlaşıldığına göre, oruçlu kimseye sataşan ya da söven kimseye karşı kalkan gibi kullanılan bir ibadet oluşudur. Hadis, sataşan ya da sövene karşılık vermek yerine orucumuzu kalkan yapıp karşılıktan geri durmamız gerektiğini anlatır. Sükûnet ve dinginliği, sıcak ya da soğuk havada, hareketli ya da sakin bir ortamda oruçlunun takınması gereken tavrı tavsiye eder bu hadis-i şerif. Ben oruçluyum diyelim, başımıza gelmesi muhtemel birçok musibetten korunalım. İşte Allah Resulü’nün bize tavsiyesi budur.


4- “Oruç tutun, sıhhat bulun.”


Heysemi, Taberâni’nin hocasından yaptığı bu rivayeti hakkında hocası hariç seneddeki diğer ravilerin güvenilir olduğunu söylemiştir. Çünkü Taberâni’nin hocası Musa bin Zekeriya hakkında münekkid âlim Darâkutni metruk olduğunu söyler. (Mecmau’z-Zevâid, 5/ 585)

Ahmed bin Hanbel’in kitabındaki nakil, senedinde bulunan bir ravi sebebiyle ‘Münker’dir. Taberâni rivayeti ise Taberâni’nin hocası sebebiyle ‘Metruk’tur. Kudâi’in Müsned-i Şihab’daki rivayeti ise senedindeki ravileri hakkında bir hayli cerh ifadesi olması sebebiyle amele konu olabilecek kuvvette değildir. Tüm bunlar sebebiyle hadisi Şuayb Arnavut ve tahkik arkadaşları sahih görmezler. (Müsned, Hadis no: 8945) Üstelik Muhaddis Iraki’nin de Taberâni ve Ebu Nuaym rivayetlerini sahih görmediğini burada belirtelim. (Iraki, Tahricü Ehâdisi’l-İhyâ, 2753) Allah’ü a’lem doğru olan budur.

Muhtelif şekillerde nakledilmiş olan bu sözün birkaç şekli ise şöyledir: “Gazveye çıkın, ganimet elde edin, oruç tutun, sıhhat bulun ve sefere çıkın, kâr elde edin. (Taberâni) “Oruç tutun, sıhhat bulun.” (Ebu Nuaym) “Sefere çıkın, sıhhat bulun ve ganimet elde edin.” (Beyhaki)

Sahabeden Ebu Hureyre, İbn Ömer, Ebu Said el-Hudri ve İbn Abbas’dan (Allah hepsinden razı olsun) rivayet edilen; Ahmed bin Hanbel, Taberâni, Kudâi, Ebu Nuaym ve Hakim’in de kitaplarına aldığı bu hadisin hiçbir senedi cerh ifadelerinden ve şiddetli zayıflıktan kurtulamamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir