Fıkhu’l-Luğa’dan -1-

 * E. Karataş


  • Senden yüksekte seni gölgeleyen her şey: سَمَاء
  • Düz olan her yer: صَعِيد
  • İki şey arasındaki her engel: مَوْبِق
  • Her kare yapı: كَعْبَة
  • Her yüksek yapı: صَرْح
  • Yerde yürüyen her şey: دَابَّة
  • Gözle görülmeyip kalple hissedilen her şey: غَيْب
  • Açılmasından hayâ duyulan bütün insan uzuvları: عَوْرَة
  • Sırtına erzak yüklenen deve, at ve eşeklerin hepsi: عِير
  • Keser, büyük bıçak, tencere ve kazanın ortak adı (kap kacak): مَاعُون
  • İçki, domuz ve köpek ücreti gibi utanılacak derecede zikri kötü olan her haram: سُحْت
  • Dünyanın bütün mal mülkü: عَرَض
  • Hak ve hakikate uygun olmayan her şey: فَاحِشَة
  • Akıbeti helak olan her şey: تَهْلُكَة
  • Ateşi körükleyen her şey: حَصَب
  • İnsanın başına gelen her şiddetli olay: قَارِعَة
  • Sap üzerinde bulunan her bitki: شَجَر
  • Acve dışında bütün hurmalar: لِينَة
  • Duvarla çevrili her bostan: حَدِيقَة
  • Avlanan bütün yırtıcılar ve kuşlar: جَارِح

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir