• https://www.facebook.com/dergiilim/about/
  • https://twitter.com/ilim_editor

8. Sayı Soruşturma

Nahiv Eğitiminde Hangi Kitaplar Müfredata Konulmalı?

İlim Dergisi 8. Sayı Kısa Soruşturması Haziran 2014-Aralık 2015



 Prof. Dr. Musa YILDIZ 
Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Rektörü

  •  Nahiv (Sözdizimi/Sentaks) ilmini kısa bir tanımla Arapça cümle bilgisi olarak ifade etmek mümkündür. Kelime bilgisi olarak tanımlanan Sarf (Biçim Bilgisi/Morfoloji) ilmiyle birlikte Arapçanın dilbilgisini (gramerini) oluşturmaktadır. Daha geniş bir tanımla Nahiv, Arapça kelime ve kelime gruplarının cümle içinde sıralanmalarını ve bu sıralanmaya göre kelime sonlarının hareke durumlarını inceleyen bilim dalıdır. Eskiler “en-Nahvu fi’l-kelâmi ke’l-milhi fi’t-ta‘âmi” demişlerdir. Yani “Konuşmadaki nahiv yemekteki tuz gibidir.” Bu cümleden nahvin yemeğe tat veren tuz gibi önemli olduğu, ama dozajının da iyi ayarlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak dozajın ayarlanması öğrencilerin seviyelerine ve öğrenme amaçlarına göre ders veren hocaya kalmaktadır.

  •  Arapça öğretiminin temel taşlarından olan bu ilmi öğretmek için günümüzde oluşturulacak müfredatta seçilecek kitaplar önem arz etmektedir. Öncelikle bu dersi verecek Arapça hocalarının medrese geleneğinde okutulan Avâmil, İzhâr, Kâfiye ve onun şerhi olan Molla Câmî adlı temel kitapları özümseyerek okumaları verimli olmalarını sağlayacaktır. Günümüzde bu kitapların hepsinin Türkçeye çevirileri de mevcuttur. Anlaşılmayan hususlar olursa çevirilerine müracaat etmek mümkündür.

  •  Milli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy medreselerde Arapça öğretiminin çok uzun sürdüğünü, buna rağmen o dili öğrenmeye çalışanların meramlarını anlatmaya muvaffak olamadıklarını ve sadede gelmekte pek geç kaldıklarını teessüfle belirtmiştir. Günümüzde de durum pek farklı değildir. Mehmet Akif, Arapça öğrenmek isteyenlerin Arapça gramerini ana dillerinde, yani Türkçe olarak öğrenmelerinin daha verimli olacağı kanaatindedir. Ona göre kişi ana dilinde öğreneceği yabancı dilin kurallarını okuması daha iyi anlamasına vesile olacaktır. Bu düşünceden hareketle günümüzde “Nahiv eğitiminde hangi kitaplar müfredata konulmalıdır?” sorusuna cevap verecek olursak, özellikle anadilimiz olan Türkçe açıklamalı kitaplardan seçilmesi, hatta Arapça öğretim materyallerinde dilbilgisiyle ilgili kısımların tamamen Arapça değil, Türkçe açıklamalı olması gerekmektedir. Bu bakış açısıyla iki kitap önermek istiyorum. Eğer dil öğretiminde hedef kitle İslamî ilimler de ihtisas yapmak amacıyla Arapçayı öğrenmek istiyorsa Prof. Dr. M. Sadi Çöğenli’nin Ayet ve Hadis Kaynaklı Arapça Dilbilgisi (Nahiv) eserini, eğer genel Arapça öğrenmek hedeflenmekteyse İsmail Güler, Şener Şahin ve Hüseyin Günday’ın Arapça Dilbilgisi (Nahiv Bilgisi) kitabını tavsiye ediyorum. 


 Doç. Dr. Ramazan KAZAN 
Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi


  •  Nahiv Arapçanın ana konularından olup cümle ve yapısıyla ilgili bir ilim dalıdır. İfade edelim ki dil eğitim ve öğretiminde genel olarak öğretici, öğrenci, kaynaklar/dokümanlar, metot ve amaç önemli unsurlardır. Bizim kaynaklarla/dokümanlarla sınırlı görüşümüz istendiğine göre, ticarî kaygıları da hesaba katarak isim verme yerine nahvi ele alan eserlerin konuya nasıl yaklaşması ve işlemesi üzerinde durursak daha uygun olur düşüncesindeyim.

  •  Tekrarla vurgulamak gerekirse, nahiv öğretiminde hangi eserler yerine, hangi yöntemi esas alan kaynaklar önem arz etmektedir. Metot netleştirdikten sonra öğrenci bir tercih yapabilir. Nahiv konuları bizce üç aşama veya kurda verilmelidir. Bu aşmalara göre de kitaplar ve kaynaklar oluşturulmalı veya bu türden dokümanlar tercih edilmelidir. İlk veya başlangıç seviyesinde nahiv kuralları Türkçe olarak verilmeli ama bol örnekler ve alıştırmalar bulunmalıdır. Alanla ilgili eser, ilk konu işlendikten sonra değişik alıştırma kalıplarıyla öğrenciyi ödevlendiren ve kısa cümlelerden oluşan, gittikçe genişleyen, konuyla ilgili cümle ve okuma metinlerini ihtiva etmelidir. Başarı için yeni konuya geçmeden önce ilk konuyla ilgili ödevlendirilen alıştırmalar mutlaka yapılmalı, çözülemeyen kısımlar hoca gözetiminde çözülmelidir. Bu, konuların netleşmesi ve sindirilmesi için hayati öneme haiz bir prensiptir. Bu prensip, öğrencinin ilk derste anladığını sandığı fakat alıştırmaları yaparken meydana gelen tereddütlerini giderilmesine yardımcı olacağından önemlidir. Nahvi işleyen kaynaklar bu metoda özen göstermeli ve öğrencinin de dikkatini çekmelidir. Dolayısıyla ilk seviyenin nahiv kitabı metinlerle ve diyaloglarla temel cümle ve unsurlarını ihtiva eden, bol alıştırmalı yaklaşık 20-25 konudan meydana gelebilir.

  •  İkici kur veya seviyede nahiv kuralları hem Arapça hem de Türkçe olarak verilmelidir. Bu aşamada aşırı detaya kaçılmadan kurallar verilmelidir. Ancak girift veya uzun kurallar değişik derslere ayrılarak işlenmelidir. Bu seviyedeki dokunman her konuyla ilgili yerine göre yedi ile on arası değişik tiplerde en az 70 ile 80 alıştırma ve aynı konuyu esas alan en az iki kıraat metnini ihtiva etmelidir. İlk seviyede de ifade ettiğimiz üzere alıştırmalar mutlaka çözülmelidir. Yine bu aşamada, son dönem Mustafa el-Ğalâyînî’nin Câmı‘ud-Durûsu’l-Arabiyye, Ali Carim ve Mustafa Emin’nin en-Nahvu’l-Vâdıh, Abdurrahman Mardinî’nin el-Vâdıh fî’n-Nahv ve’l-Kavâid ve’l-İrab, er-Râcihî Abde Ali İbrahim’in et- Tatbîku’n-Nahv, , Âvâmil, İzhâru’l-Ezhâr gibi eserlerden de istifade edilmelidir.

  •  Üçüncü ve son seviyede daha çok ism-i failin, ism-i mefulun, mastarın ameli, iğrâ… gibi konular ile Meânî İlminin de alanına giren tahsis, tekid türleri, istifham ve ifade ettiği diğer anlamlar ve önemli edatlar ele alınabilir. Bu seviyedeki öğrenciye Arapça’nın temel nahiv kaynaklarından alıntılar yapan dokümanlardan faydalanması sağlanmalıdır. Öğrenci, Muğni’l-Lebîb, Şerhu Şuzûri’z-Zeheb, Şezerâtu’z-Zeheb, Şerhu Katru’n-Nedâ,… gibi eserlerden de faydalanmaya teşvik edilmeli ve böylece temel kaynak eserlere de yönlendirilmelidir. 


 Doç. Dr. Mustafa KAYA 
Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi


  •  Sorunuz bence tam kavranamadığı için sorunuzu İlahiyat hazırlık sınıflarında Nahiv dersinde hangi kitaplar okutulmalı şeklinde anladım ve cevabımı buna göre vereyim. Eğer sadece dilbilgisi dersinin nahiv kısmını kastediyorsanız şu eserleri sırasıyla tavsiye edebilirim:

  •  1- سلسلة تعليم اللغة العربية 1 2 3 Ancak bu serinin konuları ve konu sırası bakımından elden geçmesi gerekiyor.

  •  2- Arapça'ya Giriş: Editörler; Musa Yıldız, Nurettin Ceviz, Soner Gündüzöz. Oldukça kaliteli hazırlanmış Türkiye'de Türklerce hazırlanmış olması önemli

  •  3- القواعد الميسرة

  •  Bu üç seriden birisi yeterli olacaktır. Ancak yine de belirtmek gerekirse İlahiyat Hazırlık Programı için ders çeşitliliğine ve sayısına ve her şeyden önce öğrencilerimizin bünyesine uygun kolaydan zora doğru hazırlanacak bir serinin oluşturulması gerekmektedir. 


 Yrd. Doç. Dr. Ömer İSHAKOĞLU 
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü


  •  Arapça, kendi içerisinde bazı branşlara ayrılır. Bunlar Arapça ile ilgili ilimlerdir. Arapçanın iki önemli dalı; Sarf ve Nahiv’dir. Sarf ya da Tasrîf, lügatta 'değiştirmek' demektir. Istılâh'da ise, kastedilen (amaçlanan) manaları elde etmek için, aslı tek olan kelimeyi çeşitli misallere çevirmektir. Nahiv, cümledeki her kelimenin görevinin kelimelerin son harekelerinin tespitinin ve i'rabının bilinmesini sağlayan kâideler bütünüdür. Sarf ve Nahiv ilimleri, birbirinden ayrılmayan, bir bütünü tamamlayan iki cüz'dürler.

  •  Merâhu'l ervâh eserinin sahibi bu hususu şöyle dile getirir:  "اعْلَمْ أنَّ الصَّرْفَ أمُّ الْعُلوُمِ والنَّحْوَ أبوُها" "Bil ki, sarf ilimlerin anası, nahiv de babasıdır." Bir baba çocuklarını ıslah ettiği gibi; nahiv de kelâmı ıslah eder. Bundan dolayı nahive "ilimlerin babası" denilmiştir. Kelimesiz de kelâm olmayacağına göre; sarfa da "ilimlerin anası" denmiştir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı gibi; Sarf, kelime bilgisi (morfoloji); Nahiv (sentaks) ise, cümle bilgisidir.

  •  Sarf ve nahiv konularında geçmişten günümüze kadar birçok değerli eser kaleme alınmıştır. İnsanın yaşadığı dönemi ve ihtiyacını göz önüne alarak kaleme alınan bu eserler, geçmişin birikimini asrın anlayışına uygun hale getirip takdim etmişlerdir. Ülkemizde de geçmişten günümüze sarf ve nahiv ilimlerinde takip edilen belli başlı eserler olmuştur. Sayısız olan bu eserler arasında günümüz eğitim kurumlarının müfredatına uygun olarak aşağıdaki bazı eserleri sayabiliriz:

  •  Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagatı hocalarının hazırlamış oldukları el-Kavâʻidu’l-müşecciʻa adlı üç ciltlik gramer kitabı, hem sarf hem de nahiv ilminin temel kaidelerini öğretmeyi amaçlayan bir çalışmadır. Arapça olarak hazırlanan bu kitap alıştırmalı olup, bu dili yeni öğrenmeye başlayan öğrencilere uygundur. Arap sarf ve nahvinde farklı yöntemi ve amacı sebebiyle üzerinde durulması gereken modern eserler arasında Mısırlı akademisyen Abduh er-Râcihî’nin kaleme aldığı es-Sarfu’t-tatbikî ve en-Nahvu’t-tatbikî adlı iki çalışması da dikkati çekmektedir. Klasik Arap gramerini öğrencilere sevdirecek bir üslupta yazılan bu eserler uygulamalı bir şekilde kaideleri öğretmektedir. Bu kitapları okuyan bir öğrenci daha sonra hem gramer kaidelerini hem dilin felsefesini üst seviyede öğrenmek amacıyla İbn Hişâm’ın Katrü’n-neda ve bellü’s-sadâ adlı meşhur eserine müracaat edebilir. Nahiv ağırlıklı olmakla birlikte kısmen sarf konularını da içeren bu eseri okuyan bir kimse, bir taraftan gramer kaidelerini farklı bir üslupla öğrenirken, diğer taraftan ise gelmiş geçmiş meşhur dilciler ve aralarındaki görüş farklılıklarına tanık olur. İbn Hişâm’ın bu eseri, klasik üsluba ve anlatım tekniklerine aşina olmak açısından oldukça önemlidir. Bu saydığım eserlerin ihtiyaca göre müfredata uygun olduğunu âcizane düşünmekteyim.

  •  Bu kitapların yanı sıra öğrenciye yardımcı kaynak olması açısından Mustafa Meral Çörtü ve Şener Şahin ile Hüseyin Günday’ın hazırlamış oldukları Türkçe anlatımlı sarf-nahiv kitapları, ayrıca Lübnanlı Hıristiyan yazar Antoine al-Dahdah’ın dile dair kitapları önerilebilir.