• https://www.facebook.com/dergiilim/about/
  • https://twitter.com/ilim_editor

Zâdu’l-mesîr fî ilmi’t-tefsîr

 Musa Sancak // İlim Dergisi 2. Sayı Ocak Şubat 2013

 Eser: Zâdu’l-mesîr fî ilmi’t-tefsîr // Müellif: Ebu’l-ferec Cemâluddîn Abdurrahman el-Bağdâdî [İbnü’l-Cevzî]

   • Altıncı asrın Hanbelî ulemasından tefsir, hadis, fıkıh, usûluddîn, tabakat ve tarih gibi hemen her alanda eserler kaleme almış Ebu’l-ferec İbnü’l-Cevzi, hicrî 510 yılında Bağdat’ta doğmuş ve hayatının çok az vakti hariç tümünü burada geçirmiş, Bağdat’taki birçok âlimden dersler almış ve birçok âlime hocalık yapmış, vaazlarına büyük kitleleri toplamış meşhur bir vaiz, amansız bir bidat düşmanı olarak tarihe adını yazdırmıştır. Yaşlılığına kadar devlet ricaliyle arası gayet iyi olan İbnü’l-Cevzî’nin hısımlığa varan bu ilişkisi son yıllarında sürgünler yiyecek, kitapları yakılacak derecede bozulmuştur. 597 yılında vefat eden İbnü’l-Cevzî, Ahmed bin Hanbel’in yanına defnedilmiştir.

 • Âdem aleyhisselam’dan yaşadığı döneme kadar geçen tarihi, kronolojik olarak kaleme aldığı el-Muntazam isimli tarih kitabı ve uydurma hadislere dair yazmış olduğu el-Mevdûât’ı kadar, rivayet ağırlıklı yazdığı Zâdu’l-mesîr isimli tefsir kitabı da İbnü’l-Cevzî’nin meşhur eserleri arasındadır. İbnü’l-Cevzî bu eserini el-Muğnî fî tefsîri’l-kur’ân adıyla kaleme aldığı hacimli tefsir kitabından ihtisar ederek hazırlamıştır. Sonra bu ihtisarından Teysîru’l-beyân fi tefsîri’l-kur’ân isminde daha muhtasar bir eser meydana getirmiştir. Müellif İbnü’l-Cevzî bununla da kalmayıp bu iki muhtasar tefsirden Tezkiratü’l-erîb fi tefsîri’l-ğarîb adıyla üçüncü bir kez daha özet bir tefsir çıkarmıştır.

 • İbnü’l-Cevzî tefsirinin evveline eklemiş olduğu Mukaddime’de tefsir ilminin fazileti, tefsir ve tevil kavramları, Kur’ân’ın nüzul süresi, ilk ve son inen ayet, istiâze (kıraat anında eûzu çekme) ve Kur’ân besmeleleri gibi ulûmu’l-Kur’ân’ın alanına giren meseleleri incelemiştir.

 • İbnü’l-Cevzî, öncelikle ayetle ilgili Rasûlullâh (Sallallâhu aleyhi ve selem)’den, sonrasında Alî bin Ebî Tâlib, Abdullâh ibn Mesûd, Übeyy ibn Ka’b ve Abdullah ibn Abbâs gibi sahabenin müfessirlerinden ve Saîd bin Cübeyr, İkrime bin Abdillâh, Tâvûs-u Yemânî, Atâ ibn Ebî Rabâh ve Hasen-i Basrî gibi tabiinin ileri gelen müfessirlerinden rivayetler yapmıştır. Bu rivayetler arasında az da olsa makbul olmayan ve israiliyattan olan nakiller de mevcuttur. Fakat bu nakiller tefsirin kıymetine halel getirmeyecek denlidir.

 • Aktardığı bu rivayetlerin yanında İbnü’l-Cevzî meşhur kıraatlere yer vermiş, zaman zaman şaz kıraatlere de değinmiştir. Ayetlerin gramerine dair Arap dilinin yetkin isimlerinden birbirinden farklı tevcihler nakletmiş, mananın daha ziyade anlaşılmasına yardımcı olacak şekilde yer yer kelimelerin etimolojik incelemesini yapmıştır. Tüm bunların yanında ilgili ayetlerde fıkhî izahlarda da bulunmuştur.

 • İbnü’l-Cevzî ayetin manası ya da sebebi nüzulü ile ilgili ihtilafları ve görüşleri sistematik bir şekilde ‘burada şu kadar kavil vardır’ diyerek bir bir aktarmış, herhangi bir manayı ya da görüşü tercih etmemiş, çok az yer hariç aktardığı kavillere dair münakaşada bulunmamıştır.

 • İbnü’l-Cevzî, bu eserini, İbn Cerîr Taberî’nin tefsiri, genel hadis kitapları, İbn Kuteybe’nin Müşkilü’l-Kur’ân ve Ğarîbu’l-Kur’ân’ı, Ferrâ, Zeccâc, Ebû Ali Fârisî gibi dilcilerin kitapları, Ebû Ubeyde’nin Mecâzu’l-Kur’ân’ı gibi kaynaklardan beslemiştir.

 • Kitabın, dünyanın muhtelif kütüphanelerinde birçok el yazma nüshası mevcuttur. İlk defa 1964 yılında muhakkik Züheyr Şâviş tarafından basılan kitabın elân matbu nüshaları birden fazladır.