• https://www.facebook.com/dergiilim/about/
  • https://twitter.com/ilim_editor

Candemir DOĞAN

Candemir DOĞAN
can.dogan@hotmail.com
Arapça Öğretmeni Mesleki Liyakat Bilgisi (1)
08/07/2019

İlim Dergisi 36. sayı Haziran Temmuz 2019


 

 


    •   Arapça öğretmeninin vicdanı duyarlı, ahlâkı ulu, edebi örnek, imanı yakîn, manevi ve milli değerlere tutkun, diller arası denk aktarım gücüne sahip olma gibi olmazsa olmaz kişisel özellikler daha önce işlenmişti. Şimdiyse öğretmenin lisans eğitimiyle kazandığı mesleki müktesebatın niteliği, birikim ve uygulama liyakatini ölçen, akredite kıstasları belirlenmeye çalışılacaktır. Öğretmen birikim ve öğretim çıktılarının ölçülebilir olması için hem müktesebat hem de sorumluluğun “efradını cami, ağyarını mâni” açık bir tanımının olması gerekir. Müktesebatı belirsiz, mesuliyeti meçhul öğretmenin, öğretim çıktıları ölçülemez. Kendine özgü mütekâmil ölçüm sistemiyle değerlendirilmeyen bir şey ölçümsüzdür ve ölçümsüz olan her şey de hükmen yok sayılır. Bu girdaptan çıkışın ilk adımı Arapça öğretmeninin üniversal bir öğretmen eğitim programından mezuniyeti ve tüm gelişim seminerlerini başarmasıyla atılmalıdır. Bunu zorunlu mesleki teorik ve uygulama müktesebat çıktılarının akreditesi ve liyakat ölçümünün yapılması izlemelidir. Burada birinci şartı varsayarak meslekteki öğretmenlerin liyakatinin ölçüme esas alınacak bilimsel eşik düzeyini oluşturan müktesebat bilimlerinin adları ve basit açıklamaları verilecektir. Bu aynı zamanda derinleşmek isteyenler için bir plan sayılabilir. Ancak bu bilimlerin her birinin bağımsız bir uzmanlık alanı ve öğretmenliğin olmazsa olmaz bir parçası olduğuna dikkat edilmelidir. Açıklamalara Arapça öğretmeni tüm mesleki liyakat bilimlerini organize eden ve yöneten anabilim dalı “Teorik-Pratik Usul İlmi” ile başlayalım.


1. Arapça Öğretmeni Teorik-Pratik Usul / Metodoloji Bilgisi


    •   Arapça öğretmenliğine giriş / öğretmenlik usul bilgisi / yöntembilim; öğretmenlik davranış biçimini algılama, kavrama, teori veya uygulama görevlerini düzenleyen işlemler, prosedür, yöntem, teknik ve taktikleri belirleyen bilim dalıdır. Zorunlu bir sisteme göre örülen her Arapça öğretim işleminin “nasıl yapılacağını” düzenler. Ancak sistemin gerçek sebep-sonuç ilişkisini kavratmayan konu anlatımı, basmakalıp alıştırmalar, yalın bilgi aktarımlı öğretim çabaları, metodolojik işlemler değildir. Usul ilmi, bilginin öğretim hedefini doğru tasarlama, kendine mahsus özel ve genel kurallarla uygulama işlemlerini düzenler. Kurallar, her bilim ve konuya özgü olsa da usul disiplini özeldir. Genel veya özel izlenen sıralı öğretim işlemleri dizisi, dil becerileri, öğretime yatkınlık melekesi, yöntem ve teknikleri örgütleme gibi birbiriyle bağlantılı ve aşamalı adımları usul ilmi düzenler. Arapça öğretiminin iç tasarımı, prosedür, eylemlerin hedefi, zamanı ve uygulama sonuçlarını ölçütlerle değerlendirir.

    •   Arapça öğretim usul ilmi, temel alan bilgilerini niceleyici veya niteleyici sistematik tekniklerle inceler, veri toplama araçlarını tanımlar, teorik model sürecini analiz eder ve uygun çözümler üretir. Öğretimin başında hedef ve çıktıları tasarlar, sorunların çözüm yöntem veya yöntem setlerini belirler, en iyi olan uygulamayı seçer ve bilimsel teorik dayanaklarını belirler. Arapçanın özü olan ana ögeleri, ayrıntıları yürütme biçim ve yöntemleri niteleyen genel öğretim stratejilerini belirler. Öğretimin her evresinde izlenecek işlemlerin vasfını, türlerini ve hedefe ulaştırıcı ilkeleri düzenler. Yalın yöntem tanımları yerine, yapılabilecek her tür uygun işlem için genel bir çerçeve hazırlar. Öğretimi alt işlemlere ayırır, gerekirse birleştirir, sıraları değiştirir, fiziksel eylem dizisi yerine mantıksal bağlar kurar. Bu nedenle usul ilmi; bir metot, yöntem, teknik veya yordam değil, aksine öğretim gelişimini araştırma, izlek sürecinin tasarımını geliştirme ve öğretimi bütünler araçları üretim sisteminin bilgisidir.

    •   Arapça öğretmenlik usul bilgisi, çok iyi Arapça konuşabilme, akademik veya zengin üst bilişsel bilgileri depolamış olmak da değildir. Aksine devasa bilgi bankası sahibi olunsa bile hep eksik kalan öğretimi düzenleme bilgisi edinimidir. Yani ne zaman, kime, ne kadar ve nasıl Arapça öğreteceği gibi aktarım ustalıklarını örgütleme ilmidir. Öğretimin teorik ve pratik tüm yönlerini kapsayan en genel strateji ve disiplin melekesini kazandırır. Her tür bilgi, kendi iç sistemiyle organize edildiğinde değerlidir, yoksa anlamsız ve değersiz bilgi yığınlarına dönüşür. Öğrenciye çok bilgi aktarmak ile onu usul ilmiyle inşa etmek tamamen farklı olduğu için “usulsüz vusul olmaz” genel kuraldır. Usul ilmi; teorik ve pratik bilgiyi, bilime evirir, Arapçayla ilgili serapsı bilgi deryalarını, iletişim kanallarında akan can suyuna çevirir. Bu ise Arapça öğretmenliğinin usul ilmi eksikli yapılamayacağı, yapılsa bile bunun “Arapça öğretmenliği” olmadığının çok iyi bilinmesi gerekir.


2. Arapça Öğretmeni Temel Teorik Dilbilim Bilgisi


    •   Dilbilim; sosyal hayatı düzenleyen dili öznitelik ve işlevsel bir sistem olarak inceleyen temel dilbilim dalıdır. Dili, kültürel sistemi kuran, sosyal davranışları yöneten, öğrenim-öğretimi akıl, hafıza ve zihinle koordine eden sistem olduğu teorisiyle inceleyen bir disiplindir. Bunun için eğitim, iletişim, felsefe, psikoloji, sosyoloji, antropoloji, sinirdilbilim, hukuk, bilgisayar ve yapay zekâ gibi pek çok bilim dalıyla etkileşimli çalışır. Dil öğretmeni, öğretim konusu olan dilin mahiyetini, bilimsel kurallarla işleyen sistem bilgisini temel teorik dilbilim ile öğrenir. Öğretim materyali ve aracı olan dil olgusunun asıl mahiyeti tam bilinmeden meçhul bir nesne gibi öğretimi mümkün değildir. Zaten bu da başarısızlık sebebidir. Bilinmeyeni bilinir gibi bir yöntemle öğretme ağır mantık çelişkisi, Arapçayı anadil veya yabancı dil olarak çok iyi konuşmakla giderilemez. Belki, dilbilim bilgileriyle öğretime konu olan Arapçanın mahiyeti belirlenirse öğrenim gizemli meçhulden, olağan maluma evirilerek rahat başarılır.

    •   Dilbilim, Arapça sistem bilgisinin kişi, zaman ve yerle değişimini, diğer bilişsel süreçlerle etkileşim ve dönüşümünü pratiklerden modeller. Bunun için ilk teorik dilbilim çalışmaları somut birim olan sarf ve nahivle başlar ve soyut anlambilimle gelişimini sürdürür. Bilim literatürüne yakın çağlarda katılan anlambilimin aksine belagat, İslam’ın etkisiyle hızla gelişerek sarf ve nahvi inkişaf ettirmiştir. Çünkü “kuralın bilinmesiyle doğru konuşulup okunabilen” kural odaklı dillerin aksine Arapça “anlamın bilinmesiyle doğru konuşulup okunabilen” anlam odaklı bir dildir. Anlam odaklı Arapça, sarf ve nahiv kurallarını anlam merkezli düzenler. Bunun için konuşma veya okuma, iletilen anlam anlaşılırsa doğru olur. Arapçanın aksi olan kural odaklı Türkçe, dilbilgisi kuralları bilinince cümle doğru kurulur ve iletilen anlam doğru anlaşılır.


2.1. Genel Teorik Dilbilim (عِلْمُ اللُّغَةِ العَامِ ‏النَّظَرِيّ = General Theoretical Linguistics)


    •   Genel teorik dilbilim; pratik uygulamayı hariç tutarak, dillerin doğasını, türler genelinde sebep-sonuç ilişkileriyle makul ve ölçülü açıklayan teoriler koyan soyut ve rasyonel dilbilimidir. Genelde bir dil veya dil ailesinin sistemini, benzeşen veya benzeşmeyen özgün özellikleriyle bütün olarak tanımlar. Dil sisteminin mevcut ve tarihsel gelişim davranışını formüle ederek veri tabanı oluşturur. Dilin öz dinamiği; fonetik, fonoloji, morfoloji, sözdizimi, sözlükbilim, anlambilim, edebi dilbilim, tarihsel dilbilim, sosyodilbilim, psikodilbilim, sinirdilbilim, bilgisayar dilbilim, dilsel tipoloji gibi bilimlere teorik kaynaklık yapar. Genel teorik dilbilim bilgisi yetersiz bir öğretmen, anılan bilim dallarının çıktılarını öğretime düzgün yansıtamaz. Dilin teorik, iletişim ve öğretim bilgi alanlarını dinamik ve bütünler disiplinler biçiminde düzenleyemez. Dil sistemi işleyişini soyut ve rasyonel mantık ölçüleriyle açıklayan teorik dilbilim ile Arapça bir madeni paranın iki yüzü gibi teori-pratik tümler yapıdadır.


2.2. Sesbilgisi / Fonetik (عِلمُ الأَصْوَاتِ العَامّ‏ = Phonetics)


    •   Fonetik; insan konuşma seslerini bilimsel, sistematik, soyut ve rasyonel inceleyen torik dilbilim dalıdır Konuşma seslerinin ağızda üretilerek kulağa ulaşan salt fiziksel ses yapısını sınıflar, her dilin farklı ses teorilerini düzenler. Seslerin mahreçlerde fiziksel üretimi, farklı konumda farklı hece vurgusu, tonlamayla iletim biçimleri ve ses öbeklerini alma işleminin akustik ve anatomisini inceler. Seslerin telaffuz, ritim ve doğru tonlamayla üretimi ve hassas dinleme becerileriyle algılamayı dil edinimiyle ilişkilendirir. Seslerin akustik, dalga biçimini nesnel ve dijital ölçümle hassas analiz eder. Sesin üretim, iletim ve algılama organlarının ustaca koordinesiyle dış konuşma, karmaşık anlam sistemiyle iç anlaşma aracına evirilmesini teknik araçlarla çözümler. Sesin dil ve lehçelerce etiketlemesi, konuşma sinyaliyle birçok kodun eşzamanlı çözümü, bağlama uygun cevap hazırlama süreci, sesin dalga biçimiyle taşınan mesajı bilgisayarla çözümler. Telaffuz ve konuşma seslerini şu üç alt dala ayırarak inceler:

    •   1. Üretimsel fonetik (عِلمُ الأَصْوَاتِ النُّطْقِيّ = articulatory phonetics); konuşma seslerinin ses organlarıyla üretim pozisyon ve hareketlerini inceleyen ve konuşmacı odaklı fonetiğin alt dalıdır.

    •   2. İşitsel fonetik (عِلمُ الأَصْوَاتِ السَّمعِيّ = auditory phonetics); dinleyicinin konuşma seslerini işitme, duyma, algılama ve yorumlamasını inceler ve dinleyici odaklı fonetik biliminin alt dalıdır.

    •   3. İletimsel fonetik (عِلمُ الأَصْوَاتِ الفِيزيَائِيّ = acoustic phonetics); konuşma eylemi içinde oluşan fiziksel ses dalgaları, özellikleri, değişen frekanslar, ağız ile kulak arası ileti ve süreleri analiz eder.

    •   Üretimsel, işitsel ve iletimsel teorik fonetik bilgisi yetersiz bir öğretmenin konuşan ile dinleyen arasındaki ses mesajını değerlendirmesi ve değişim özelliklerini kavraması mümkün olmaz.   


2.3. Sesbilim / Fonoloji (عِلمُ الأَصْوَاتِ التَّشكِيلِيِّ أَو عِلمُ تَجويدِ الأَصْواتِ‏ = Phonology)


    •   Sesbilim; bir dilin ses kalıplarının konuşan için anlam ifade etmesi, fiziksel niteliği beynin anlam ve bildirişime dönüştürme yöneten ve ilkelerini belirleyen torik dilbilim dalıdır. Konuşma ses biriminin kalıbını esas alarak sistemin görevlerini, eklemlemesini, fonem analiziyle sınıflara ayırıp karşılaştırır. Sesleri kullanım hipotezleri üretir ve geçerlilik testleriyle ortak kuralları belirler. İletişimde seslerin zihinde organize edilerek üretilen anlamlı ifadelerin yüzey yapısını dil ve yeterlilik odaklı inceler. Sözü tanıma, metne çevirme, konuşma tedavisi, akılda depolama ve teknoloji kullanımında; dil edinimi, bilişsel bilim, sosyodilbilim ve psikodilbilim gibi bilimlerden faydalanır. Sözlü veya sözsüz anlamların iletim kalıplarının anlam ve yorumu nasıl ilettiğini dilbilimsel karşılaştırır. Sesleri ses olarak inceleyen fonetikten, sesleri anlam olarak incelemesiyle ayrılır. Fonoloji, ses biriminin soyut konuşma sürecinde dildeki değer ve görevini modellerken, fonetik insan konuşma sesinin fiziksel soyut, vokal üretim süreciyle ilgilenir, diğer seslerle ilgilenmez. Fonoloji, pratikte seslerin fonetiğini esas alsa da tüm seslerin fizik ve fizyolojik yapılarını ve bağlamında işlevlerini düzenleyen kanun ve kurallarla ilgilenir.

    •   1. Segmental fonoloji (عِلمُ الأَصْوَاتِ المَقطَعِيّ = segmental phonology); konuşmada algılanabilen en küçük segment fonemin cümlede boğumlanma sesinin ton ve ritim analiziyle ilgilenir, ses organlarının nasıl çalıştığı veya üst bölümsel özellikleriyle ilgilenmez.

    •   2. Suprasegmental fonoloji (عِلمُ الأَصْوَاتِ فَوق الصَّوتِيّ = suprasegmental phonology); dinleyicinin kelimeleri ayırmasına yardımcı seslerin ritim, tonlama, vurgu hızı, perde ve ses yüksekliği ile vurgu zamanının hece telaffuz süre değişiminin anlam değişimine etkisini inceler.

    •   3. Tarihsel fonoloji (عِلمُ الأَصْوَاتِ التَّارِيخِيّ = diachronic phonology); bir dilin yüzyıllar süren ses kayma, kırılma ve belirli sürelerle değişimini, konuşma sesleri ve ses sistemi değişim teorilerinin evrim aşamalarını inceleyen fonolojinin alt dalıdır.

    •   4. Senkronik fonoloji (عِلمُ الأَصْوَاتِ التَّزَامُنِيّ = synchronic phonology); dili tarihi değişim sürecinden bağımsız, belirli bir zaman dilimi içinde dilbilgisi ünitelerinin birlikte nasıl çalıştığını ve konuşma farklılıklarının kaynağını analiz ederek karşılaştırır.

    •   Arapça öğretmeni, iletişimde sesler ile anlamın koordinesini sadece teorik fonoloji bilgisiyle düzenleyebilir. Öğretimde ses ve anlam bağdaşımının başarılması için fonoloji zorunlu bir ilimdir.


2.4. Yazı / İmla (‏ الكِتَابَةُ وَالإِملَاءُ= Writing Skills)


    •   Yazı; sesleri harf sembolleriyle kodlayıp sözlü dile zaman boyutu, harf resimleriyle görselleştirip mekân boyutu kazandırma işlemidir. Eşzamanlı iletişim imkânı olmadığında sözlü dili anlamıyla aynen aktarır, unutulmaktan koruyarak uzun süre saklar, yabancı dil öğretiminde iletişim aracı olma gibi özellikleriyle sözlü dilden daha işlevseldir. Usta bir elin kalem tutuşu, harf ve kelimeleri doğru, eksiği veya fazlası olmayan hareketlerinin taklidiyle edinilir. Dil, doğal olarak sesleri dinelme ve konuşma taklidiyle başlar. Gelişerek seslerin harf, kelime ve cümleler biçiminde imlasıyla yazı gelişir. Görsel sembollerin gözle tanınarak sesleri analiz edilerek işitsel dil formlarına aktarımıyla yazı, yeniden semboller sentezlenerek anlam yüklenmesiyle eşzamanlı sözlü konuşmaya dönüştürülür. Arap yazısı; çoğu ikili veya üçlü benzer şekilli harf sembollerinden oluşur. Harfler, kelimedeki pozisyona göre farklı şekiller alabilir, sağdan sola el yazısı biçimli ve önceki harfle bağlantılı yazılır. Ünlüsü olmayan alfabe, sadece ünsüz ve büyük-küçük ayrımı olmayan harflerden oluşur. Harflerle sesler arasında yüksek tutarlılık ve empatik ses zenginliği olan yazı sisteminin harf sembolleri ile telaffuz sesleri aynıdır. Ünsüz ve ünlüleri bireysel ses ve sembollerle ifade edilen Türk alfabesiyle uyumlu öğretimi teorik imla bilgisiyle düzenlenir. Bunun için tüm dil becerilerinin ilişkili olduğu organize yazı becerisi, torik bilgiler pratik yazım ilkeleriyle bağdaştırması gereken öğretmenin bilmesi önemli bir ihtiyaçtır. Hatta yazı çalışmalarına hüsnü hatla sanat zevki katılan öğretmen, öğretimi kolay, verimli ve başarılı yapar.


2.5. Sarf / Biçimbilimi (عِلمُ الصَّرفِ/ بِنَاءُ الكَلِمَةِ /الصَّرفُ = Morphology)


    •   Sarf, dilin fiziki içyapı malzemesi olan kelimeleri, biçimlerini, çekimlerini, bükümüyle diğer kelimelerle bağlantı kurmasını düzenleyen teorik dilbilimdir. Dilin en küçük anlamlı birimi (morpheme = المُصَرَّفُ‏‏) biçim, anlam ve cümlenin dağılım elemanı özellik ve işleviyle inceler. Kelimelerin kök, önek, sonek biçimlerini, telaffuz tonlarını, anlam değişimini, iletişim işlevlerini ve bağlam uyumu gibi özellikleriyle analiz eder. Kelimelere yapı-anlam ve işlevine uygun “fiil” veya “sıfat” gibi isimler vererek onlara kimlik kazandırır. Arapçada kök ve türemiş kelime veya çekime girerek aldığı yeni şekli arasında kök ünsüzler hep bağlantı ve ilişki aracı olarak kalır. Örneğin (درس، مدرسة، مدرّس، دروس) gibi türemişlerin kök (د، ر، س) ünsüzleri sabit kalırken ünlüler ve bazı unsurlar değişmiştir. Dilin sınırlı sayıdaki kelimeyle sınırsız sayıda cümle kurulabilme yeteneği, sarf ile nahvin koordinesiyle zengin ve güçlü anlam iletim sistemine dönüşür. Dilin seslerini anlamla ilişkilendiren fonoloji ile iletişime eviren sözdizimi arasında bütünler görev yüklenen morfoloji şu iki alt dala ayrılır.

    •   1. Çekim biçimbilimi (التَّصرِيفِيّ عِلمُ الصَّرفِ = inflectional morphology); iletişimde anlamı değiştirmeden kelimeye çeşitli esneklik kazandırıp kontekste uygun biçime koyarak cümleye doğru yapı ve anlam kazandıran çekim morfemleri bilimidir. Çekim ekleri bir kelimenin cümlede diğer kelimelerle sözdizimi ilişkisi ve kontekste uygunluğunu sağlar.

    •   2. Türetim biçimbilimi (الاِشتِقَاقِيّ عِلمُ الصَّرفِ = derivational morphology); kelimenin anlam veya işlevini değiştirerek farklı yeni bir anlam ve işlev kazandıran türetim morfemleri bilimidir. Türevsel morfemlerin çoğu ekleme kurallarına uygun olarak gövdeye eklenir ve iletişim kontekstini değiştirir. Ancak çekim ekleri kelimenin en sonuna eklendiği için onlardan sonra türetim ekleri eklenemez.

    •   Arapça bükümlü bir dil olduğundan yapısal bağlantı bilgilerini bilmenin çok özel önemi vardır. Bu ise engin torik sarf bilgisine sahip olmayan bir öğretmenin nahiv ve anlambilimi organize etmesi ve öğretimde başarılı olmasını nerdeyse imkânsız kılmaktadır.


2.6. Nahiv / Sözdizimi (بِنَاءُ الجُملَةِ/عِلمُ النَّظمِ/عِلمُ النَّحوِ = Syntax)


    •   Nahiv; dilin temel bileşeni sarf birimlerinin cümle oluşturacak biçimde bir araya gelme sürecini yöneten kurallara uygun bağlantıyla anlamlı bir dizim oluşturmasını düzenleyen formalizmi açıklayan torik dilbilimdir. Nahiv, kelimeleri cümleye çevirirken her kelimeye bir işlev yükler, dizim ilişkileriyle bağlantı kurulan cümlelerin değişim esnekliğini de bilimsel kanıtlarla açıklar. Cümlede kelimeleri dilin kendi içyapı ve dilin mantık sistemiyle dizimi, nahvin temel görevidir. Nahiv, dil sisteminin ana elemanı cümlenin biçimsel içyapısını, mantıksal yapısıyla hiç ilgilenmeden salt dilbilgisi odaklı inceler. Dil gücü ile orantılı, sınırlı nahiv kuralları ile daha önce hiç kurulmamış farklı dizimde sınırsız sayıda cümle kurulabilir olması dilbilgisinin salt yapı ve kurallardan ibaret olmadığını gösterir. Cümle dilbilgisel doğrulukla birlikte kendi içinde mantık ve anlam tutarlığının olması zorunludur. Yani “kalktığı yatağa hiç yatmamıştı” gibi sözdizimi doğru bir cümle, mantıksız olduğundan sağlıklı iletişim görevi yüklenemez. Bunun için nahiv, mantıktan bağımsız bir bilim ve sistemi ile mantık birbirinden farklı olsa da cümle her ikisinin ortak ürünü olmak zorundadır.

    •   Arapçanın kendisine özgü en önemli ayırıcı niteliği olan irap, nahiv sistemini ve ögelerin işlevlerini tanımlar, analiz eder. Kelimenin son karakterinin hareke değişimine göre doğru telaffuz ve düzgün anlam iletimini düzenler. Nahvin sınırlı sayıdaki kurallar ile sınırsız sayıda cümleler kurulabilme gücü, her yönden titizlikle araştırılıp geliştirilmesine neden olmuştur. Bu nedenle Arapça öğretmenin başarısı, nahvin başlıca şu on dört alt dalında güçlü bir akliyata sahip olmasını zorunlu kılar.

    •   1. Geleneksel nahiv (النَّحوِ التَّقلِيدِيّ  عِلمُ= traditional grammar); Arapçanın bünyesinde homojen var olan kural ve prensiplerin analiz edilmesiyle derlenen ölçü sistemi bilgisidir. Geleneksel nahiv, halkın dille ne yaptığı ve ne yapması gerektiği ihtiyacına odaklanır, görev-işlev eşlemeli sistemi inceler.

    •   2. Tanımlayıcı nahiv (النَّحوِ الوَصفِيّ  عِلمُ= descriptive grammar); Arapçanın kullanımını açıklama yerine iletişim formları ile anlamı betimler. İletişimde dilin doğasında taşıdığı prensipleri esas alır ve bunları doğru veya yanlış niteleme yerine gerçek bütünler kurallar olarak nesnel inceler.

    •   3. Dogmatik nahiv (النَّحوِ الاِكْتِسَابِيّ عِلمُ = prescriptive grammar); yerleşik ve yapılagelen doğru veya yanlış kullanım normlarını belirler. Normların iletişimde kullanımını formüle eder, kontekstinde nasıl doğru kullanma kullanılacağını, konuşma kurallarını belirler ve hatlardan korunma yollarını araştırır.

    •   4. Dönüşümsel nahiv (عِلمُ النَّحوِ التَّحوِيلِيّ = transformational grammar); cümlenin bilinçli üretim ve yorumunu düzenleyen nahiv kurallarının dogmatik olduğunu kabul eder. Cümlenin başka bir biçime girebilme ilkesini esas aldığından nahiv sistemini göreve göre değişim odaklı inceler.

    •   5. Üretici nahiv (عِلمُ النَّحوِ ‏التَّولِيدِيّ = generative grammar); nahiv sisteminin ürünü olan cümle biçimleri, dilin iletişimsel işlevi yerine zihnin yapı ilkesiyle kurulur. Kendi kendine yeterlilik teorisi gereği, konuşma üretim ve yorum yeteneği harekete geçerek şuuraltı bilgi sistemi modellenir.

    •   6. Karşılaştırmalı nahiv (النَّحوِ المُقَارِن  عِلمُ= comparative grammar); anadil ile hedef dilin yapılarını, edinim ilkelerini karşılaştırır ve analiz ederek açıklar. Karşılaştırılan dilin nahvi; basit, bileşik, karmaşık ve bileşik-karmaşık cümle yapılarını yöneten kurallar, ilkeler ve süreçler kümesi olarak karşılaştırır.

    •   7. Karşıtsal nahiv  (النَّحوِ التَّقَابُلِيّ  عِلمُ= contrastive grammar); aileleri farklı anadil ile hedef nahiv kuralları aynı veya karşıt oluşuyla karşılaştırılır. Eşit veya ayrı olma sebeplerini öğretimde kullanır, sistem çelişki kaynaklı sorunları kıyasla belirler. Örneğin çekimli Türkçe ile bükümlü Arapçanın cümle diziminin aynı esneklikte olmamasını, yapıya göre değişen sistem farkıyla açıklar.

    •   8. İşlevsel nahiv (الوَظِيفِيّ عِلمُ النَّحوِ= functional grammar); sosyal göstergelerin sistemli ve işlevsel anlam ifade ettiğini iletişim ve etkileşimin seçenek kümeleri saydığı için cümlenin iletişimsel işlevini esas alır. İletişimi; bireyin çok boyutlu kişilerarası ilişki deneyimlerinin dilin doğasına uygun çok boyutlu mimarisiyle tamamlanmasıyla gerçekleşen eylem olarak tanımlar.

    •   9. Zihinsel nahiv (العَقلِيّ  عِلمُ النَّحوِ= mental grammar); dilbilgisini, bireyin beyninde depolanan ve iletişimi sağlayan zihinsel sistemin ürünü olduğu esası üzerine kurar. Bütün insanların zihinsel nahiv sistemi kapasitesine sahip doğduğunu ve anadilin bu sistemle biçimlenerek öğrenildiğini varsayar.

    •   10. Performans nahvi (الأَدَائِي  عِلمُ النَّحوِ= performance grammar); bir dili konuşanların iletişimde kullandıkları sözdizimi üretim, anlamları iletim ve yapı-anlam sorunlarını iletişim performansı odaklı inceler. Nahiv incelemelerini iletişim performansı odaklı yapmaya çalışan teorik bir nahiv dalıdır.

    •   11. Pedagojik nahiv (التَّربَوِيّ  عِلمُ النَّحو= pedagogical grammar); dil öğrenimi için tasarlanan nahiv analizi, öğretim pedagojisi ve referans kaynaklarını inceleyen nahiv dalıdır. Dil sistemiyle ilgili pedagojik bilgileri, hedef dilin sisteminin ögelerini, yöntembilimin bir parçası olarak inceler.

    •   12. Referans nahvi (المَرجِعِيّ  عِلمُ النَّحوِ= reference grammar); bir dili kendi dilbilgisi kural ve ilkeleri odaklı tanıma, kelime, cümle ve cümlelerin yapılarını düzenleyen teorik kuralları sebep-sonuç ilişkili nedenleriyle açıklayan bir nahiv incelemesidir.

    •   13. Bağımlılık nahvi (التَّابِعِيّ  عِلمُ النَّحوِ= dependency grammar); cümle yapısını nahiv kurallarına göre düzenleme yerine, nahiv birimleri arası bağımlılık ilişkisine göre düzenler. Kelime bağlantılarında fiili cümlenin kökü, tüm diğer kelimeleri doğrudan veya dolaylı ona bağlı sayan nahiv teorisiyle işler.

    •   14. Evrensel nahiv (العَالَمِي  عِلمُ النَّحو= universal grammar); tüm dillerde ortak ve mantık sıralı olan işlemler ile ilkeler sistemini birlikte işleyen nahiv dalıdır. Evrensel nahiv, dil öğrenenin bilinçaltı dilsel uyum işlemlerini, dilin insana özgü oluşunu, beynin işlevlerini, ​​durum ve organizasyonunu inceler.

    •   Nahiv dallarının çokluğu, Arapça öğretmenin mesleki liyakat bilimleri arasında nahvin çok özel bir yeri ve değeri olduğunu gösterir. Bu da dilin işlevine uygun ileri düzeyde kullanımının yeterli nahiv bilgisiyle mümkün olacağını ve bu bilgilerin Arapça öğretmeni için olmazsa olmaz olduğunu gösterir.   


2.7. Sözlükbilim (‏ عِلْمُ المَعَاجِمِ= Lexicology)


    •   Sözlükbilim; kelimelerin anlamlarını, kullanım özelliklerini, yapısal sınıflarını, gelişim sistemini, deyimleşmesini ve anlam tarihçelerini inceleyen torik dilbilim dalıdır. Dil varlığını kelimeler kargaşası olmaktan çıkarır, her birini bağımsız kimlikli varlık yapar ve dil hazinesini derleyip düzenler. Sözlükbilim, kelimeleri bağımsız, bağlamsal ve sözdizimsel birimler haline getirerek biri diğerinin yerini alabilen veya karşıt şekilde düzenler. Her kelimeyi anlam, ses grubu ve dilbilgisel işleviyle tanıtır. Kökenini, anlamsal değişim biçimini, birbiriyle ulanma kurallarını fonolojik, morfolojik ve bağlamsal inceler. Sosyal bir olgu olan dilin her kelimesinin sistemde bir ilişki kurma biçimi vardır ve iletişimi bir açıdan etkiler. Sözlükler, telaffuz, etimoloji, yerinde doğru ve iyi kullanım, yanlış, ilgisiz ve kötü kullanımı belirleyerek farklı pratik ihtiyaçları karşılar. Bunun için sözlükbilim, toplumsal gelişimlerin ayrılamaz bir parçasıdır ve sosyal, politik, teknolojik gelişme ve ilerlemeleri yansıtır. Kelime üretimi devam eden sürekli bir süreç olduğu için sözlükbilim hep aktiftir. Sözlükbilim kelimeleri biçimbilim ve anlambilim özelliklerine göre iki alt bilim dalına ayırarak inceler.

    •   1. Sözlük biçimbilimi (‏ عِلمُ بِنَاءِ الكَلِمَةِ القَامُوسِيّ‏= lexical morphology); kelime yapısı ile anlamı birlikte “dilbilgisi iskeleti” ve “pragmatik gövde” çiftiyle fonetik, fonoloji ve dilbilgisinin katkısıyla inceleyen döngüsel kelime morfolojisidir. Burada iskelet; kelimenin sözdizimi özelliklerini işlev ve kanıtların sıralı düzenini, gövde; kültürel ve ansiklopedik anlamların pragmatik kodlarını düzenler.

    •   2. Sözlük anlambilimi (‏ عِلمُ الدَّلَالَةِ القَامُوسِيّ‏= lexical semantics); kelimelerin kavram ve iletişimde anlam ifade etme biçimini inceler. Dilin kelime varlığının anlamları nasıl ifade ettiği, zihinsel sözlükte nasıl temsil edildiği ve uygun bağlamda nasıl kullanıldığı esas alınarak temel anlamlar belirlenir.

    •   Arapça sözlükler yalın kelime ambarı değildir, öğretmen sözlüklerden, sözlükbilim ilkelerine uygun kullanırsa öğretime değer katar, yoksa yalın kelime-anlam deposundan ibaret, öğrenilmesi gereken korkutucu bir kütleye dönüşür ve Arapça öğrenimine engel oluşturur.


2.8. Belâgat / Anlambilim (الدَّلَالَة /  عِلمُ البَلَاغَةِ = Rhetorics)


    •   Belâgat; duygu, düşünce veya hayali ifade eden iletilerin alıcı, yer, zaman ve uygun üslupta anlaşılır, açık, akıcı ve sanatlı iletimini inceleyen anlambilim dalıdır. Önceleri eleştirel analiz işlevli doğan belagat, zamanla gelişip değişerek görevini sözün sıhhatini denetlemeye evirmiştir. Hayatı kuşatan dil; anlamlarla kimliği inşa eder, bilgiyi organize ederek geliştirir, zihinsel iç konuşma ve düşünceyi işleyerek davranışları biçimlendirir. Sosyal hayatı etkileyen profesyonel ve akademik iletişim becerileri, sanat ve estetiği destekleyerek aklı etkileme gücüne erişir. Belagat, salt sanat aracı olan dilin özündeki gücü harekete geçirir ve evrenin sanatlarını keşfeden bilinçli edebi ürünler vermesini sağlar. Dile anlam ve yapı sağlamlığı, akla sırları keşfetme gücü, anlatıma incelik, anlama insicam güzelliği, niyete ululuk gibi üstün nitelikleri kazandırarak ifadeyi beliğ yapar. Sözle-anlam, bilgiyle-üslup arasında örülen ilişki, sanat estetiğiyle ağırlaştırılarak muhatabın sezgi ve iradesini etkileyen şu alt anlambilim dallarına ayrılır.

   •   1. Meânî ilmi /anlambilim  (عِلمُ المَعَانِي = semantics); cümlenin en güzel dizimi, anlam ve düşünce unsurlarının sözün bağlamına en uygun yapı kurallarını belirleyen belâgatin alt dalıdır. Her cümleyi kendi içyapısı, anlam kapsamı, diğer cümlelerle bağlantı ve metinle bütünlüğünü anlamsal denetler. Söz; hafif-akıcı, yumuşak-tumturaklı, fasıl-vasıl, takdim-tehir, tarif-tenkir, hazf-tahlil, îcâz-ıtnâb-müsâvât, lafız-anlam ahengi, telif güzelliği ve edatların anlam değişmece olması gibi sanatlarla beliğ olur. Meânî ise bu sanatlarla durum, konum ve muhataba uygunluğu ile anlam değeri kazanana sözün nafiz ve güzide olanını seçme becerisi geliştirir. Tıpkı taşları efsunlu dizimle şaheser bir gerdanlık gibi kelimelerin selim fıtratla dizimi, anlamın ince zevkle ifadesi, sanat insicamının zirveye ermesi meânîdir. Söz kural, anlam ve bağlamla özdeşleşir, eşleşerek denkleşir, ileti somut motif ve mana nefaset zirvesine yücelir.

    •   2. Bedî ilimi (عِلمُ البَدِيعِ = stylistics); edebi sanatlarla örülü ifadenin lafzen kusursuz, anlamı mantıklı ve yüksek ahenkte olmasının usul ve esaslarını inceleyen belâgatin alt dalıdır. Bedî, maksadı muhataba tam tatminkâr aktarma, anlamı ahenkli ve güzelliği artıran alternatifleriyle, telaffuzu selis, ses insicamı kulağa en hoş gelen nitelikte iletim tekniklerini konu edinir. Anlatımı daha tumturaklı yapmak için bir kelimeyi cinasla eş anlamlı, istiareyle mecaz anlamlı, çatışık iki kelimeyi mutabık anlamlı, söz veya beytin son kelimesini reddü’l-acüz ale’s-sadrla başta kullanım ve beliğ ifadeye el-mezhebü’l-kelâmî delil getirme, tıbâk ve tevşih gibi sanatlarla süslenir. Sanat güzelliğini çeşitlendirerek daha da güzel yapma çabasıyla zevki selime lezzetin zirvesi edebi ürün bedî, türlü çiçeklerden nektarlar toplayan arının şifalı balı gibi çeşit güzelliğidir.

    •   3. Beyân ilimi (عِلمُ البَيَانِ = Statements); anlam ifade eden lafzı, en açık, anlaşılır aktarabilme melekesi kazanma, duygu ve düşünceleri farklı biçimlerde en etkin ifade etme kurallarını inceleyen anlambilimdir. Sözün anlam örtüsü ile gönlün basiret perdesini eşzamanlı kaldırma ve kusursuz anlam-söylem uyumlu etkileşimi sağlama yollarını araştırır. Beyân, muhatabı anlamın hakikatine erdirerek hedefi gerçekleştirme isteğinin içine iter. Bu etkinin oluşumu için beyan; sözü en duru ifade eder, mesajı anlamaya tam odaklar ve iletinin gerçekleşme şartlarını ve ortamı ona uygun düzenler. Söz mutlaka sibak, siyak ve lihaka uygun olur ve hakikat, mecaz, teşbih, istiare sanatlarıyla desteklenir. Mecaz hakikatten, istiare teşbihten, kinaye de açık sözden daha beliğ olduğu için söz, sanatlarla daha etkileyici biçime getirilir.

    •   Dilin ilettiği anlam, hayatın özü ve ana hedefidir, belagat ise hayat ve hedefe hareket kabiliyeti kazandırarak hedefe yücelten araçtır. Dil, anlamdan soyutlanırsa işlevini, belagatten soyutlanırsa zevk ve lezzetini yitirir. Arapça öğretmeni, anlamlarla aklıselimi, belagatle zevkiselimi harekete geçirirse öğretimi (إنَّ مِنْ الـبَيَانِ لَسِحْرًا = elbet, illâki de anlatım üslubunda aleni bir büyü vardır) cazibe odağına alır ve inanılmaz canlılık katarak başarır. Aksi ise bugün içinde yaşadığımız donukluk, cazibesiz, verimsiz, başarısız ve tekellüf öğretimine dönüşür. Bunun için Arapça öğretimi öğrendiği gibi geleneksel öğretme girdabından çıkarak yukarıda açıklanan mesleki liyakat bilimlerinin verilerini uygulayan bilimsel öğretimle enerji ve zaman tasarrufu sağlanır, daha az zaman ve enerjiyle daha büyük başarılar kazanılır.

 



57 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Arapça Öğretmeninin Kişisel Nitelikleri (2) - 30/04/2019
Arapça öğretmeni hangi ahlakî vasıflarla mücehhez olmalı sorusu, serinin ikinci ve son yazısında cevap buluyor.
Arapça Öğretmeninin Kişisel Nitelikleri - 25/02/2019
İdeal Arapça öğretmeninde bulunması gereken 12 özellik...
Arapça Öğrenimini Sinsice Kuşatan Müzmin Problem; Ölçme ve Değerlendirme Yokluğu - 02/01/2019
Günümüz Arapça öğretiminin başarısızlık sebebi ölçme ve değerlendirme sisteminin yok hükümlü zayıflığıdır. Çünkü doğru ve hakça ölçülemeyen bir Arapça öğreniminin varlığından, varlığı olmayan bir öğrenimin de başarısından asla söz edilemez.