• https://www.facebook.com/dergiilim/about/
  • https://twitter.com/ilim_editor

Nşemsi Nşemsi

Nşemsi Nşemsi
okur@ilimdergisi.org
Ölümsüzler Fihristi -3-
30/04/2019

İlim Dergisi 35. sayı Nisan Mayıs 2019



   Şah Veliyyullah Dehlevî


   1703'te Delhi'de hayata geldi. Duraklayan hadis ilmine can suyu verdi. Muhaddisti. Aynı zamanda mutasavvıf olarak bilindi. Uzlete, çileye hiç çekilmedi. Çünkü bilirdi, insandan kaçana insan denmezdi. Bu sebepten ham softa ve sahte sufi münekkidiydi. Emeli; ilmin esası hadis ile toplumu ihya etmekti. Babürlü meliklere mektuplar gönderdi. İktisadi, içtimai ve siyasi reformlara teşvik etti. Arabi-Farasi dillerinde yüz küsur kitap verdi. İslam düşün tarihinde yenilikçi bir tavrın habercisi oldu, gitti.


   Harezmî


   Matematik, coğrafya, astronomi... Dersen gelir akla el-Harezmî. O öyle bir âlimdi ki daha gelmedi benzeri. Me'mun ona kol kanat gerdi. Önce Bağdat Saray Kütüphanesine akabinde Beytü'l Hikmeye tayin etti. Müellifti ama hatırı sayılır bir mütercimdi. Nihayetinde Batlamyus'u bize armağan etti. el-Kitabu'l Muhtasar fi Hisabi'l Cebr ile garba matematik öğretti. "Algoritma" Harezmî’nin garpçasıdır bilesin, Harezmî varken başkasıyla övünmeyesin.


   Cezerî


   Asır saati 12'yi gösterdi. Görkemli bir deha vücuda geldi. Cezerî dendi zira Cizre'dendi. Ortaçağın tartışmasız en büyük mucidiydi. Uğraştığı ilim: Hiyel'di. Bundandır ki uzunca isme sahip şaheserine: "Kitabu'l Hiyel" dendi. 25 yıl Artuklu sarayının mühendisiydi. 50’den fazla cihaz icat etti. Yetmedi onları bir bir üretti, kullanışlı hale getirdi. Fizik ve mekaniği mezcetti. Sibernetiği inşa etti. Robotikle ilgili en kadim kaynaklar ona aitti. Adına bir müze dikildi. Ama bir müze onun hakkını takdir eder miydi?


   Kindî


   Beşiği Kufe, kabri Bağdat'tadır. Me'mun, Mu'tasım ve Mütevekkil'in çağdaşıdır. Beş parmağında beş marifet bir bilim adamıdır. Hat, matematik, fizik, coğrafya, tıp, müzik ilgi alanlarından bazılarıdır. Diyar-ı Arap'ta yetişen feylosofların ilkidir. Harezmî’yi görmezden gelirsek "modern aritmetiğin mimarı" denilebilir. İlla bir lakap vereceksek "Melikü'l Küttab" en iyisidir. Zira telif ettiği eser sayısı belli değildir. Kimyacıydı ama simyadan uzaktı. Pek çok Batılı önünde şapka çıkarttı. Yaptı, etti, yazdı, çizdi ama en neticede bir memur evladı olarak terk-i dünya eyledi.


   Fahru'r-Razî


   İlmi pek çok âlimden tahsil etti. Fakat irfanı bir kişinin avucunda pişerek öğrendi. Bu zât Şeyh Necmeddin-i Kübra'ydı. "Dinin Övüncü" dendi ona yani "Fahru'd-Din.” Gazalî ve Beyzavî'nin yolunu izledi. Bidatçı, hurafeci, fasık, facir avladı. Ve dahi Kerramîlerin zulmüne uğradı. Gittiği beldelere ilim onun peşinden gelirdi. Daha yaşarken adına medrese inşa edildi. Dini ilimlerde olduğu gibi tabiî ilimlerde de pek derindi. En meşhur ve muteber eseri Mefâtihu'l-Gayb'dır. Nam-ı diğer Tefsir-i Kebir diye anılır.



Paylaş | | Yorum Yaz
47 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ölümsüzler Fihristi 2 - 25/02/2019
GAZALİ, BİRÛNİ, İBNİ HALDUN, İBNİ HACER, FARABİ
Ölümsüzler Fihristi - 04/01/2019
Maverdî, Zemahşerî, S'alebî, İbni Sinâ, İbni Arabî...