• https://www.facebook.com/dergiilim/about/
  • https://twitter.com/ilim_editor
Murat UÇAR
okur@ilimdergisi.org
Karâfî’nin el-Furûk’unu Döne Döne Okumak İçin 8 Sebep
02/01/2019



    •   1. Çünkü mesela açıp İzz b. Abdusselam’ın Kavaidü’l-Ahkâm’ını okusanız yahut Suyutî ve İbni Nuceym’in el-Eşbâh veNazâir eserlerini mütalaa etseniz, yoğun olarak fıkıh ve usûl-i fıkıh okumuş olursunuz. Fakat Karâfî’nin el-Furûk’u (asıl ismiyle; أنوار البروق في أنواء الفروق) size bütün bir İslamî ilimler derinliği kazandırır. Üst başlıkta her ne kadar kavâid-i fıkhıyye sahasına ait olsa da zühd, itikad, lügat ve hatta hadis usulüne dair birçok incelikli bilgiyi size sunar.

    •   2. Çünkü mefhumlar ve meseleler arası farkı bilmek sizi sadece doyurmaz, aşçı yapar. İslamî ilimlerde pek çok kitap size teori verir; tarif ve taksimlerin uçsuz kuyusuna sürükler. Örneğin, açıp bir Nuhbetü’l-Fiker okuduğunuzda, önünüze gelen hadise sened ve metin kritiği yapamazsınız. Yine meşhur muhaddisler onun hakkında ne hüküm vermişler ona bakarsınız. Yani hazır hap alırsınız. el-Mahsûl’ü ne kadar okusanız da örneğin bir nassdan nasıl hüküm çıkarılacağını öğrenemez, yine gider furû-i fıkıh kitaplarından hap hükümlere bakarsınız. Oysa el-Furûk size işin mutfağını açar. Toplamda 274 fark ve 540 kaide üzerinden, yüzlerce kitapta dağınık halde bulacağınız ince detayları size söyleyip geçmez, bizzat gösterir. Sizin yerinize kendi söylediklerine eleştiriler getirir, onları çözer. Kafanızı karıştırır, sonra toparlar. فيقال - وجوابه ve فان قلت - قلت  gibi kalıplarla olası bütün mantıkî açıkları, takdirî soruları gidermeye çalışır. 

    •   3. Çünkü tedkik ve tahkik denen meziyet Karâfî’de üst safhadadır. O yıllarını alacak da olsa hiçbir meselede titizliği ve sabrı elden bırakmaz. Bu da okur olarak bize müthiş güven veriyor. Örnek mi? İşte el-Furûk’un daha ilk maddesinde; şehadet ve rivayet bahsinde söyledikleri: “Kitaba bu kavramlarla başladım; çünkü yaklaşık sekiz senedir ikisi arasındaki farkı anlamaya çalıştıysam ve konunun üstatlarına sorduysam da başaramamıştım.” Yine başka yerde söyledikleri: “Tazammun konusu gerçekten zor. İşi bilen farklı kişilere de sordum; lakin bu konuda makul bir izah bulamadım.”

    •   4. Çünkü Karâfî el-Furûk’ta bize alışıldık mezhep cakası satmaz, taassup kasmaz. Bunun iki nedeni var: İlki rey ve eser ekolu arasında dengeli yol tutan Malikî mezhebinden oluşu. İkincisi İzz b. Abdusselam (Şafiî), İbni Hacip (Malikî), Şemseddin el-Makdisî (Hanbelî) ve Sadreddin el-Hanefî (Hanefî) gibi farklı mezhep âlimlerine talebelik etmesi. Dolayısıyla siz el-Furûk’u okurken sık sık karşılaştırmalı mezhepler fıkhını okuyor gibi hissediyorsunuz kendinizi. Mezheplerin yakınlaştırılması konusunda ayrıca Karâfî’den çok şey öğrenebiliriz.

    •   5. Çünkü şer’î ilimlerde temeyyüz etmiş âlimin ulûm-i akliyyede de behresi olması pek rastlanan bir durum değil. O rastladıklarınızda da sanat ve teknik alanda yetenekli olanlarına rastlamak pek kabil değil. İlk alandaki rusûhunu  el-İstibsâr kitabında görüyoruz. Diğer konuda Nefâisü’l-Usûl kitabında sultana her saat başı rengi değişen bir şamdan yaptığından bahseder. Mekanizmada bulunan mumdan aslanın gözleri siyahtan beyaza ve kırmızıya her saat başı renk değiştirir ve fecir vakti girdiğinde şamdanın en üst kısmına çıkan bir adam silueti, elleri kulaklarında sabah ezanını haber verirmiş.

    •   6. Çünkü bir fıkıh talibi kavâd-i fıkhiyyeye ne kadar vakıfsa, fıkıhta o kadar değeri var demektir. el-Furûk’un girizgâhında bizzat Karâfî’nin beyan ettiği üzere, şeriat-i muhammediyyenin furû ile beraber ikinci kısmını oluşturan usûl, usûl-i fıkıh ve kavâid-i külliye olmak üzere iki alt dala ayrılır. Fetva metotlarının ve binlerce fer’î meselenin irca edildiği nokta bu küllî kaidelerdir. Bunları bilmek, ömür tüketecek cüziyâtı akılda tutmaya gerek koymaz. Çelişkili görünen meselelere karşı insana geniş yüreklilik ve engin ufuk katar. Her ne kadar ez-Zehîra isimli salt fıkıh bapları üzerinden fıkhî kaidelere tahsis ettiği kitabı bulunsa da müellif el-Furûk’ta, zihnin zıtlar üzerinden derin kavrayışa ulaşacağı düşüncesiyle sözkonusu kuralları farklar bağlamında serdeder. el-Furûk bu açıdan Karâfî’nin ifadesiyle, ez-Zehîra’nın daha sistematik, daha detaylı ve daha zengin konulu halidir.

    •   7. Çünkü el-Furûk’u okurken sadece dört mezhep fıkhını, müctehidlerin farklı ihticac usullerini görmezsiniz; şahıs ve kaynak bilginiz muazzam artar. İstemez misin, tek kitabın içinde yüzlerce âlim tanıyorsun, bir sürü kitaptan haberdar oluyorsun, fıkıhta referans hadislere ve sahabe kavillerine vakıf oluyorsun. Üstelik bunlar alfabetik ansiklopedi sathiliğinde değil, bir konu bağlamında; takviye, tenkit ve tashih sebeplerinden birine matuf zikrediliyor. İşte bir şeyi bilmekten daha önemli bir şeyin bilgisi; o bilginin sahiplerinin, dönen tartışmaların, destek alınan kaynakların bilgisi…

    •   8. Çünkü el-Furûk’tan istifade etmenin birçok yolu var. Geneli dört cilt halinde kitabı basan birkaç yayınevi mevcut. Dâru’l-Kütübi’l-Arabiyye, Dâru’s-Selam, Alemü’l-Kütüb, Müessesetü’r-Risâle, Dârü’n-Nevâdir, Vizâratü’s-Suud ve Mektebetü’s-Segâfetid-Dîniyye bunların öne çıkanları. Bazıları kitabı İbnüş-Şat’ın haşiyesiyle  (إدرار الشروق على أنوار الفروق) ve Muhammed b. Ali b. Hüseyn’in izahlı ihtisar çalışmasıyla (تهذيب الفروق والقواعد السنية في الأسرار الفقهية) birlikte okura sunmuş. Bunlar içinde kesinlikle Prof. Muhammed Ahmed Serrac ile Prof. Ali Cuma’nın titiz tahkikiyle neşredilen Dâru’s-Selam baskısını tavsiye ederim. Hem ibare sıkıntısı olanlar için yoğun hareke mevcut hem sık dipnota, nüsha karşılaştırmasına sahip. 1694 sayfa. Girişte 42 sayfalık tahkik mukaddimesi var ki tadından yenmiyor. Eseri uzun uzadıya okumaya imkânım yok diyorsanız, yine Karâfî’nin öğrencisi İbrahim el-Bekûrî tarafından eserin daha tertipli ve mülahhas halini okuyabilirsiniz. Bu da iki cilt, 1124 sayfa. Buna da vakti elvermeyenler varsa ne diyeyim, Şemseddin et-Tunusî tarafından yapılan özeti (كتاب مختصر الفروق) okusunlar. Dâru İbni Hazm baskısı, 220 sayfa. Ebu’l-Fazl ed-Dımyâtî’nin sık dipnotuyla gayet de okunuyor. Hepsinin netten indirebiliyor (waqfeya.com, almeshkat.net), yolculuk yapar yahut şurda burda sıra beklerken mütalaa eyleyebiliyoruz. 



Paylaş | | Yorum Yaz
355 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Hatip el-Bağdadî Tâlibe Nasihat Ediyor - 25/02/2019
Özelde hadis ehli, umumda tüm ilim ve irfan talipleri için Hatip el-Bağdadî'nin Nasîhatü Ehli’l-Hadis adlı risalesinden özet-tercüme nasihatler...