• https://www.facebook.com/dergiilim/about/
  • https://twitter.com/ilim_editor
Emre GÜNDOĞDU
emregundogdu69@gmail.com
Sosyal Medyanın Hiç mi Faydası Yok?
28/02/2018

İlim Dergisi 28. Sayı Mart 2018

 


   •  İlk ağ bağlantısı 1960’ların sonlarında Hawaii Üniversitesindeki bilgisayarların birbirine bağlanması ile ortaya çıktı. Bu şekilde ilk kez birbirleri ile iletişime geçebilen bilgisayarlar oluştu. Bu bağlantılarla internetin temelini atmakla birlikte “sosyal medya” tabirini oluşturacak sistemin tabanı da oluşmuş oldu. Bu ağ sisteminden yıllar sonra, milenyumun başlarında halka açık olarak kişilerin birbirleri ile mesajlaşmalarını sağlayan programlar oluşturuldu. Daha sonra mesajlaşmanın da ötesinde resim ve video paylaşılabilen siteler… Bu evre insanların sosyal medyayı tanıma evresi olarak adlandırılabilir. Bu evrenin insanlara hiçbir zararının olmadığını düşünüyorum. Fakat kullanılışının az olması sebebiyle faydasının da olmadığı aşikâr. İşte her şey insanların sosyal medyayı tanıması ve sosyal içeriklerin topluma açık bir şekilde paylaşılmasıyla başladı.

   •  Bana göre sosyal medyanın var ediliş amacı herhangi bir art niyet barındırmıyor. Tamamen teknolojinin ilerlemesi ile spontane gelişen bir durum. Biz toplum olarak sosyal medyanın altında bir kötülüğün, şeytani bir amacın yattığını düşündük. Ama yine en çok kullanan da biz olduk. Yani böyle bir mecranın insanları kötülüğe sürükleyeceğini söylerken biz de bu çarkın bir dişi olmaya karar verdik. Aslında tam olarak karar vermiş sayılmayız. Merak güdüsünün peşi sıra salınarak istemsizce kendimizi bu dijital ağın içinde mahpus bulduk. Aslına bakılırsa sosyal medya koca bir dünyayı önümüze serdi. O halde böyle bir fırsatı ya da böyle bir mecrayı faydalı bir şekilde neden kullanmayalım?

   •  Bizi engelleyecek en büyük şey içimizdeki bilinme, kendini gösterme dürtüsü, kısaca; ego. En başta ego olmak üzere birçok dürtü sosyal medyanın beyaz sayfasını kirleten etkenler oldu. Ama bir de iyi yönden bakmayı deneyelim. Kocaman bir dünya senin sesine bir enter tuşu kadar uzaklıkta. Avazın çıktığı kadar bağırabilirsin bu dünyada. Ve herkes duyabilir bu sesi. Peki, sosyal medya daha başka şekilde, faydalı bir biçimde kullanılamaz mı? Ya da bu mecrayı kimler nasıl ne şekilde kullanmış?


Aydınlanan Kişilikler


   •  İnsan doğumundan ölümüne kadar sürekli bir öğrenme çabası içerisindedir. Bu öğrenme-bilgilenme bazen yaşanılan bir olay, bazen de okunan iki satır neticesinde olur. Bunların birikmesi ile insan belli bir olgunluğa erer. Bu onun doğumundan ölümüne kadar olan gelişme sürecinin bir parçasıdır. Peki,  gelişmekte olan bir insan bu gelişim sürecini insanlarla paylaşırsa, yani sosyal medya aracılığı ile bunu duyurursa nasıl bir şey olur?

   •  Bunun güzel bir örneği 1995 doğumlu Arda Erel adında genç bir sosyal medya kullanıcısıdır. Küçüklüğünden beri yazmayı seven birisiymiş. Günlükler, hikâyeler ve ufak tefek fikir demeçleri gibi yazılar yazarmış. Daha 17 yaşındayken Twitter açar. Burada düşündüğü, hayattan çıkardığı dersler gibi yazılar yazmaya başlar. Yazılarının beğenilmesi ona özgüven katar, motive eder. Yaşının da ilerlemesiyle yazdığı yazılarla kendisini yeniden var etti. Sonuç olarak benim değinmek istediğim nokta, onu düşünmeye sevk eden şey sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlardır. O kendisini sosyal medya aracılığıyla insanlara duyurdu. Bu duyurma işlemini gerçekleştirirken bir yandan da gelişmeye devam etti. Bu kişinin yazdığı yazılar ne kadar iyi veya ne kadar kötü kıyaslamasını burada yapmaya gerek yok. Zira burada bahsetmek istediğim şey insanların kendi fikri yapılarını sosyal medya alanını kullanarak oluşturabilecekleridir.


Aydınlatanlar


   •  Her insanın okuma yaptığı, ilgi duyduğu alan farklıdır. Sosyal medya gibi bir yer olunca, insanlar araştırdıkları veya ilgi duydukları şeyleri en iyi şekilde sunmaya çalışacaklardır. Bu açıdan baktığımızda belli bir alanda okuma yapmış, belli bir birikim sahibi olmuş insanlar kendi ilgi alanı hakkında insanların merak ettikleri konularda insanlara ışık tutabilir.

   •  İnsanların ufkunu açan ve milyonlarca kişiye hitap edebilen birçok insan vardır. Fakat sosyal medyada bu denli büyük bir hareket yapabilen çok az insan bulunur. Bunlardan biri de Barış Özcan’dır. Barış Özcan teknoloji ve tasarıma dair hazırladığı videoları iki yıldır hiç aksatmadan insanlara sunmaya devam ediyor. Teknoloji ve tasarımın yanı sıra ‘zinciri kırma’, ‘oku’, ’40 sabah erken kalk’ gibi yaptığı videolarla büyük bir kitlenin gerçek anlamda bilinçlenmesine sebep olmuştur. Bu kanal gibi kendi alanında bilgilendirme videosu çeken ve birçok kişiye ulaşan daha onlarca kanal var. Sadece bir örnek daha vermek istiyorum. Satranç Medya adındaki bir kanalın yaklaşık olarak on bin takipçisi var. Sosyal medyada bu rakam oldukça düşük olsa da on bin satranç severi bir araya toplamak ve onlara satrancın inceliklerini öğretmek oldukça başarılı bir durumdur.


Bilgi Kaynağı


   •  Sosyal medyayı az önceki bölümde belli bir birikim sahibi insanların bilgilerini paylaşabileceği güzel bir mecra olarak zikrettik. İşte bütün bu bilgi içeriklerini hazır meyve tabağı haline getirenler olduğu gibi bir de bu tabağı yiyenler vardır. İzleyici, araştırıcı, öğrenici, tüketici; artık adına ne denirse… Sosyal medyanın en iyi yönlerinden biri de bilgi kaynağı oluşudur. Zira öğrenme evrenseldir. Ve bunu en hızlı, en pratik şekilde elde ediliş biçimi sosyal medya ile olur. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, alınan kaynağın güvenilir olmasıdır. Tüketici olmanın tek zor tarafı neyi nasıl seçeceğine karar vermektir. Eğer kişi verileri ayırt edebiliyorsa sosyal medya son derece önemli bir bilgi kaynağıdır.


Sosyalleşme


   •  Sosyal medyaya sadece bilgi alışverişinin yapıldığı, fikirlerin havada uçuştuğu bir yer olarak bakmamak gerekir. Burası aynı zamanda insanların birbiriyle konuştuğu, güldüğü, eğlendiği bir iletişim ağıdır. Düzgün bir amaçla yapıldığında insanı sevindiren veya üzen bir haberi sosyal medya hesabından yakın çevrene bildirmekte bir sakınca yoktur. Sonuç olarak yapılan bu faaliyetler dozajında olduğu takdirde insanların aralarındaki muhabbeti sağlamlaştırır. Yeni kişiler tanımasına sebep olur, yani sosyalleştirir.

   •  Ezcümle ben sosyal medyanın ne kadar zararlı ve boş beleş şeylerle dolu olduğunu bilsem de, bir nebze olsun içinde ne kadar faydalı içeriklerin de olduğunu anlatmak istedim. Sosyal medyanın zararları diye tabir edilen yönünden nasıl sakınılması gerektiğini sorarsanız: Bu işin ailede başladığını söyleyebilirim. Birçok kişi şöyle bir olaya şahit olmuştur: İki-üç yaşındaki çocuk ağlar. Ebeveyn ise ona telefonu verip, onu susturmasıyla başarılı olduğunu zanneder. Aslında iş böyle olmuyor. Çocuklar sosyal medyanın karanlık tarafıyla büyüyor. İşte biz bunun önüne geçmeliyiz. Unutmayın ki sosyal medyayı ne kadar iyi kullanmaya çalışırsak, çalıştığımızdan daha iyi olacaktır.



481 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İHH Suriye Sorumlusu Erhan Yemelek ile Konuştuk - 30/04/2019
Bu sayımızda genel olarak Suriye’den ve orada yaptıkları hizmetlerden bilgi almak adına İHH Yönetim Kurulu Üyesi ve Suriye Sorumlusu Erhan Yemelek ile kısa söyleşi gerçekleştirdik.
Adem Özköse ile Suriyeli Muhacir Alimler Üzerine - 30/04/2019
Yazdığı kitaplarla yıllarını ümmet coğrafyasının bilinçlenmesine ve ülkemizde tanınmasına adayan gazeteci Adem Özköse ile dosya konumuz üzerine söyleştik.
Seçme Tefsir Kitaplığı - 02/01/2019
Seri olarak kaleme alınacak ilim kitaplığına tefsir ilmiyle başlıyoruz. Bu başlık altında tefsir yazımının farklı türlerinde öne çıkan beş kitabı ele alacağız.
Süje- Üstobje Bağlamında Şirk Psikolojisi - 01/11/2018
Psikolojik tahliller ışığında putperest karakteristiği...
İslam Tarihinde İktisadi Kurumlar - 05/06/2018
Müslümanların tarih boyu geliştirdiği iktisadı kuruluşlar
Rousseau ve Toplum Sözleşmesi - 25/04/2018
Rousseau, Toplum Sözleşmesi kitabıyla monarşiye karşı halk iradesinin üstünlüğünü savunmasıyla 1789 yılında olacak Fransız İhtilali’nin önünü açtı.
Kur’an’ın Anlaşılmasında Arap Kültürünün Önemi - 14/02/2018
İnsanlık tarihinde kendilerini kabul ettirmiş, asırlar geçmesine rağmen kendilerinden bahsedilen, isimleri anılan kişileri daha iyi anlamak için, onların yetiştikleri ortamı, toplum yapısını iyi tanımak gerekir.